ve töre ciinayetleri bir tek doğuda değil batıda da vardır!!
ve bir çocuk tecavüze uğradığı hiçbir anlatamaz
ve çocuk yaşları içindedir işte...
her yer töre cinayetleridir
ilke önce aileler tecavüzcüdür
sonra, devlet alır o çocuğu bakar yarım yamalak
sonra o çocuklar bu yarım yamalıktan sıkılır
sonrası hep acıları vardır
ve o çocukların gözyaşlarıdır işte...
sonrası kaçarlar
sokak çocukları olurlar
ve evden kaçan kızlar sokakta yatabilsin derneği
-dir bunun adı ...
-kimse anlamaz ve komik esasında komik değildir bütün acıdır!!1
21 Temmuz 2012 Cumartesi
o rahim ki
o rahim ki
keşke spermi içine kabul etmeseydi
adet kanaması sırasında düşseydim
gözyaşlarıdır hayat
hüzüntülü fotoğraf karaleridir
ve yoktur çaresi işte
bazıları silahla arkamızdan vurur
-vurur!!
sevginin-sevglinin gözyaşlardır bu
ey rahim keşke içine sığmayıp-sığamayıp düşseydim
kaç kızın ırzına geçtiler şu kanlı kabuslarda
sevdğinin, gözlerinin içine baktın diye boğdular seni
her tarafta töre cinayetleri vardır
adet kanamasının dışında her yan kan kokar
ellerinde, gerçek onurun da sesi yoktur bazılarında
ey rahim duyuyor musun sesimizi?!
ey rahim kaç kişinin kanın yaktılar işte
hiç geçersiz yere
piç!!!
keşke spermi içine kabul etmeseydi
adet kanaması sırasında düşseydim
gözyaşlarıdır hayat
hüzüntülü fotoğraf karaleridir
ve yoktur çaresi işte
bazıları silahla arkamızdan vurur
-vurur!!
sevginin-sevglinin gözyaşlardır bu
ey rahim keşke içine sığmayıp-sığamayıp düşseydim
kaç kızın ırzına geçtiler şu kanlı kabuslarda
sevdğinin, gözlerinin içine baktın diye boğdular seni
her tarafta töre cinayetleri vardır
adet kanamasının dışında her yan kan kokar
ellerinde, gerçek onurun da sesi yoktur bazılarında
ey rahim duyuyor musun sesimizi?!
ey rahim kaç kişinin kanın yaktılar işte
hiç geçersiz yere
piç!!!
12 Temmuz 2012 Perşembe
puta döner her şey
| yooo anladım evet ... her şey taşlara sarılıdır zaten taş demişken zaten insanlar evlerde, namaz kılarken bir de camii yapmışlar bir de kilise yapmışlar zaten sinegogta cabasıdır!! her din putperesttir biraz zaten!! herkes kendi yarattığı putlara kendi putçuluğunu baksın zaten!! ve atatürk heykelleri sanat için yapılmıştır zaten!! taksim cumhuriyet anıtını, ilk heykel traş (kadın) sabiha ziya bengütaş yapmıştır ve daha çok yarım kalmıştır, o anıt yarım kalan türkiye gibi!!! işte dediğim budur!! uzun anlatmak istemedim o kadar... |
11 Temmuz 2012 Çarşamba
fundathen rumuzuna karşı teşekkürüm!!
beni öldürdü yazılarınız sayın yazar, zaten dokunulsa ağlayacak halde oluyorum şu saatlerde sokaklara çıkıp bağırasım geliyor bazen, yine şu saatlerde hey kişiler uyanın uyanın işte
kalkın, ben acı çekerken sizler niye uyuyorsunuz neden rahatsınız ben uyumuyorum ayaktayım diyesim geliyor!!
yandıkça bazen yanıyorum zaten
ölüyorum niyeyse şu geceleri güneş beyni kavururken acıları pek düşünme fırtsatım olmuyor ama geceleri ise yeniden bilinçaltımdan çıkıyor tüm bunlar!!
-zevksizlikler her şey!!
o kadar dünya da aslında ben de demiştim etikete ihttiyacım yoktur diye bir mısra da ama anlamadılar umarım anlamışlardır şimdi
bazen yalnızlığa alıştığımdan, birileri destek olunca zaten şaşırıyorum
ama şu var ki destekk olanda olacak köstek olanda...
şu saatte ders çalışmam gerekirken çalışmıyorum ve de bütün bu yazıları yazıyorum!!
sanki ben yazdınız ağlattınız!
evet şu saatte ders çalışmam lazım, muhasebe notları bir oyanda bir bu yanda
takıntılarım yaz okula koydum
ancak bu yazının üstüne de pek çalışabileceğimi sanmıyorum!!
çıok güzeldi çünkü!!
hem de çok!!
sayın yazar, beni ağlattınız zaten
saki beni bir kez daha söylediniz
ben ise bazen cümlelerimi toparlayıp söyleyemiyorum bazı şeyleri bazen işte!!
hayat böyle bir şey olsa gerek işte!!
kalkın, ben acı çekerken sizler niye uyuyorsunuz neden rahatsınız ben uyumuyorum ayaktayım diyesim geliyor!!
yandıkça bazen yanıyorum zaten
ölüyorum niyeyse şu geceleri güneş beyni kavururken acıları pek düşünme fırtsatım olmuyor ama geceleri ise yeniden bilinçaltımdan çıkıyor tüm bunlar!!
-zevksizlikler her şey!!
o kadar dünya da aslında ben de demiştim etikete ihttiyacım yoktur diye bir mısra da ama anlamadılar umarım anlamışlardır şimdi
bazen yalnızlığa alıştığımdan, birileri destek olunca zaten şaşırıyorum
ama şu var ki destekk olanda olacak köstek olanda...
şu saatte ders çalışmam gerekirken çalışmıyorum ve de bütün bu yazıları yazıyorum!!
sanki ben yazdınız ağlattınız!
evet şu saatte ders çalışmam lazım, muhasebe notları bir oyanda bir bu yanda
takıntılarım yaz okula koydum
ancak bu yazının üstüne de pek çalışabileceğimi sanmıyorum!!
çıok güzeldi çünkü!!
hem de çok!!
sayın yazar, beni ağlattınız zaten
saki beni bir kez daha söylediniz
ben ise bazen cümlelerimi toparlayıp söyleyemiyorum bazı şeyleri bazen işte!!
hayat böyle bir şey olsa gerek işte!!
bana hediye yazı 2 uludağ sözlük yazarı fundathen'eteşekkürler!!
bu ekranın ucunda bir yerlerde insanlar var. kim olduklarını bilmiyor, yalnızca anlamaya çalışıyoruz. ve aslında her gün göz göze geliyoruz. derin ve büyük anlamlar geçiyor gözbebeklerimizden. yabancı yüzlere çokça hırs, fazlaca kin, sonsuz kibirlerle bakıyoruz. saniyelerle sınırlı o tepeden tırnağa süzmeler, beğenmemeler. o koca bir ömrü piç etmeler, hıh deyip geçmeler saniyelerle sınırlı. oysa böyle kısa mesafelerde bunca uzun nefretlerin bir nedeni yok. bir yabancı ne kadar acı ilave etmiş olabilir gam kesemize? etmiş midir? kendimize benzer bir şeyler bulamadıkça daha hassas didikliyoruz. cebimizden, çantamızdan çıkarıp tüm etiketleri, bıkmadan usanmadan iliştiriveriyoruz herkesin bir yerlerine... zamanla alıştığımız bir şeye dönüşüyor bu iş, kimse kimsenin etiketlerine söz söylemiyor. sonra adına insanlık diyoruz, herkes ölesiye memnun halinden.
öğretildiğimiz yerinden yaşamalı çünkü herkes hayatı. dünya ya siyah olmalı ya beyaz. başka bir renk görmeyelim, deliriyoruz. alıştığımız ve kapıldığımız o büyülü yuvarlağa bir tekme atasımız geliyor, yokuş aşağı, çamurların ortasına. ve okkalı bir küfür peşi sıra, gelsin sürprizsiz, renksiz, marazlı hayat.
öyle giyinmezsek, böyle konuşmazsak, şöyle oturmazsak, öyle kalkmazsak, orda konuşmazsak, şurda susmazsak bizi çizginin dışına iteklemek için sırada bekleyen yığınla ayak var. başka olamayışın acısını başkalarından çıkarıyoruz. kim verdi bu görevi bize, bilmeden, görevini yerine getirmenin iç huzuruyla, yeni kurbanlar aramaya koyuluyoruz.
yalnızca öyle istediğiniz için hiçbir şey yapmadınız mı? mona lisa gibi güzel olmuyor diye hiç mi resim çizmediniz? iki yana açılmış perdeleri kurdeleyle tutturulmuş, çatısı antenli kare evleri kim çizdi? yalnızca öyle istediğiniz için kelimelerle sevişmediniz mi? herkes bir nüsha ve her şey aynıysa onca aykırı şiiri kim yazdı?
bu ekranın ucunda bir yerlerde insanlar var. bakın göreceksiniz yemin ederim insanlar var. başka hikayeler, başka umutlar, başka hayatlar var. dışarıda olmadığı kadar özgür insanlar var. sorgulayan, irdeleyen, hata arayan gözlerden uzakta yalnızca kendine benzeyen insanlar var. renkler var. desenler var. insanlar var.
etiketini söküp suratımıza fırlatmasını arzu ettiğim yazar.
öğretildiğimiz yerinden yaşamalı çünkü herkes hayatı. dünya ya siyah olmalı ya beyaz. başka bir renk görmeyelim, deliriyoruz. alıştığımız ve kapıldığımız o büyülü yuvarlağa bir tekme atasımız geliyor, yokuş aşağı, çamurların ortasına. ve okkalı bir küfür peşi sıra, gelsin sürprizsiz, renksiz, marazlı hayat.
öyle giyinmezsek, böyle konuşmazsak, şöyle oturmazsak, öyle kalkmazsak, orda konuşmazsak, şurda susmazsak bizi çizginin dışına iteklemek için sırada bekleyen yığınla ayak var. başka olamayışın acısını başkalarından çıkarıyoruz. kim verdi bu görevi bize, bilmeden, görevini yerine getirmenin iç huzuruyla, yeni kurbanlar aramaya koyuluyoruz.
yalnızca öyle istediğiniz için hiçbir şey yapmadınız mı? mona lisa gibi güzel olmuyor diye hiç mi resim çizmediniz? iki yana açılmış perdeleri kurdeleyle tutturulmuş, çatısı antenli kare evleri kim çizdi? yalnızca öyle istediğiniz için kelimelerle sevişmediniz mi? herkes bir nüsha ve her şey aynıysa onca aykırı şiiri kim yazdı?
bu ekranın ucunda bir yerlerde insanlar var. bakın göreceksiniz yemin ederim insanlar var. başka hikayeler, başka umutlar, başka hayatlar var. dışarıda olmadığı kadar özgür insanlar var. sorgulayan, irdeleyen, hata arayan gözlerden uzakta yalnızca kendine benzeyen insanlar var. renkler var. desenler var. insanlar var.
ve aslında her gün göz göze geliyoruz. öğretildiğimiz gibi miyiz şöyle bir bakıyoruz. öğretildiği gibi olmayanlara etiketler koyuyoruz. övünüyoruz. çünkü, işimiz bu. bir fotokopi makinesinden henüz çıkmışçasına sıcağı sıcağına aynıyken hepimiz, başka bir kağıtta başkaca söylenmiş bütün sözleri etiketleriz.
etiketini söküp suratımıza fırlatmasını arzu ettiğim yazar.
6 Haziran 2012 Çarşamba
FİKİRLERİM
- haksızlığa karşı, cevap veren yazardır.
--spoiler--nirvanaya ta göklere ulaşmak içindir efenim onun haricinde kara çarşaf gibi giysiler aslında ''müslüman erkeğin prezervatitir'' tamamen kadını toplumdan soyutlamak içindir!..-kadına dış kapının mandalı olarak bakabilmek içindir. dinci safsatalara dezenformasyonlar inanıp böyle bir sistemi asla kabul etmez geçrek kadın dediğin ya da insan dediğin. bugün, atatürkçüler bağımsızlıkçıdır, atatürkçü düşünceyi geliştirmek için çalışmaktadırlar.gerçek bir atatürkçü-millici kimsenin, hizmetine girmez, ya da kölesi olmaz o-la-mazeğer olursa atatürkçülükten çıkar efenim.
--spoiler--
birileri sinirlenmiş *
asla ajitasyon yapmamaktadır efenim.
sizin arap allah ınızın gücü atatürk e yetmez
- doğru diyorlar, ha kafa sikmeye devam edecek sözde zırvalardır onun haricinde gerçektir!...
en büyük ılımlı islamcı, darbeci refah yoldan ve türevlerinden başkası değildir.her şey kendileri yüzündendir, diyebilen yazardır.
28 şubat'ı abartanların yanında, olmayacak yazardır bunun yanında, 28 şubat'ta yapılan zulüm görülmemiştir...
--spoiler--28 şubat ülkeyi dönüştürmek bilinmedik yerlere götürmek isteyen karanlık siyasi organizasyonlara karşı yapılmış onurlu bir duruşun adıdıriyiki yapılmıştır, yapıldığı için mutlu olmalııyız..
--spoiler--
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
