4 Aralık 2012 Salı

bir aşığın yakarışlarıdır

bir aşığın yakarışlarıdır
bir aşığın yakarışları, gözyaşlarıdır
bir vatan yok edilmek isteniyor
bir yol tıkansın tıkasılsın diye, uğraşılıyor
kim bilir o gizli kapıların ardında neler konuşuldu
neler yapıldı, nereler yakılmak istendi
teöristler, çul çaput gibiydi
sanki, yangınlarımızı görmeyen
''biz'' rahat yataklarımızdayken, onlar ölüyordu
onlar unutuluyordu, çivisi çıkmıştı
aslında herkes, ay yıldızı söküyordu
aslıda, herkes ne yaptığını bilmiyordu
sadece, boşu boşuna yazıyordu
boş bir karalama vardı
karalama sanat'tı bile değildi
karalanması, sökülmesi gereken çok kişi vardı
ya da az, bir ülke daha gidiyordu
sanat'tı o' yollar tanrı'nın göndermediği peygamberler dolmuştu
ortalığa, dökük zifiri gibiydi
ve bana, karışıyordu
karışma desemde karışıyordu
şimdi kalk gidelim buralardan
ey aptal!
(bir yakarış türküsüdür)

hüzün intiharı

gözyaşları içinde kusacağımı sandım
bir anda

şimdi ise durgun içim
bir düşünce bile yok

sadece, dudaklarım kurudu
polis sirenlerinin içinde

dasdağınık odamda boğulurken ben
bir an geberip gitmek istedim
ağlarken

gidemedim
durdum

keşke bunlar olmasaydı
keşke acı olmasaydı

oldu acılar oldu
zulüm hayat

görmek istemediklerimi gösterdi
-şimdi durgun içim
hep gözyaşlarımı yazardım da kimse de anlamazdı
nice kereler ağlaya ağlaya yazdı şiirleri
şiirlerin-eselerin içinde öldüüm
-ben
sadece ben!

sadece ilaç içmiş o'
kim bilinmedi

hüzün intiharı

not, yazarın isteğii üzerine yazldı. hüzün intiharı

iki yumurta bir sucuk  a armağım olan şiir

bir intihar mektubu

ağmur yağdı
seller aktı canımda kanımda
hayat yalanmış bir kez daha anladık

sonrası kardeşim intihar etmek istemiş
daha gençkken hayat ona zulüm gellmiş
gözyaşları akmışta kimse anlamış bok gibi yaşamda
zalimmiş hayat
yağmur yağdı bak

sonrası, acılar olmuş
lağobolar tıkanmış
tıkanan gözyaşları gibi

sonrası keşke ben de ölsem diye düşünürmüş insan
niye böyle diye

yalnız gözyaşlarını dökersin de kimse duymaz
ölümün seslerini intiharı

gizli kapıların ardında ağladın da kimse dinlemedi şirlerini
aspirin alıp ölmek vardı bu gece
tüm bu olanlardan sonra

o kadar kolaymış belki de

keşke ben de intihar edebilsem şu hayatta
şu hayattadır

-dır
-işte

bak tırnaklarım kopttu şu hayatta

ölümün ardından,
gelmeyecek olan mahşerlere isyandır bu!
-bu!
 nice intiharı yaşar gönlüm
bir kilsenin üstünden çanların üstünden atlamak vardı bu gece

-sen de hap alıp ölürsün belki
her gece

geberip gitmek var şu godoş hayattan
tecavüzcü hayattan

iyileşmiyor gönlüm
iyileşmiyor bu gün

gözyaşlarım yağmurdan farksızdı
farksız

dağınık hayattta
keşke ben de arkadalarından gitseydim
gözyaşlarına şiir yazacağıma

bu gün öldüğüm gündür benim.
ambulans sesleri çalar içim.

bir reglin günlüğü

bir reglin günlüğüdür, şöyle ki

bugün, okulda aniden geldi meret
çok içerledim yanımda ped met yoktu
çantama bir şey almamıştım
sonrası, ne mi oldu
hocadan izin alıp çıktım

ve doğru, markete gittim sonra yeniden tuvate girim yapıştıırdım
o giydiğim kilot kan olmuştu

-ne yazık ki

sonra karnım ağrıdı
eve geldim bir daha değiştirdim.
ve akşamlayin yattım.

 sevgili regl günlük

bugün, iş yerindeydim bir anda geldi
daha uzun sürede gelmesi gerekiyordu
ama bugün böyle oldu, halbuki hesaplamıştım

bir an çantama baktım ped med yok
ne yapacağımı şaşırdım
sonrası, kız arkadaşımdan istedim

bana verdi

ben de tuvalette bir güzel yapıştırdım

yine kız arkadaşımın annesi geldi
ve dedi ki, bunları öğrenince

''biz de ped mi vardı gızım koyardık çaput mapıt idare ederdik bu genç nesilin yerinde olmak vardı''

diye iç geçirdi.
 sevgili regl günlük

bugün, kız arkadaşlarla otururken geldi
-bu ben ise, çantama baktım ped yoktu

sonrası, kız arkadaşlarında bir bile tanesi
-bile ped almamış yanlarına ben de
pamuk koydum maalesef
-artık kız arkadaşlarla oturduğum yerden ayrıldım doğru eve gittim
-ha tabi kız arkadaşlarla oturduğum yer neresiyse artık

evde bir güzel duş aldım, sabunlandım
-pedimi de koydum

''her delikanlı kız gibi''

günlük!
tanrı kabul etsin
-amen!
 sevgili regl günlük
bugün, yataktayken oldu bu şey
benim her yanım battı
ve de hemen üstümdekileri çıkarttım
gittim banyoya koydum
n'apayım
her yanım batmıştı
sonrası duş aldım göğüslerimi bıçı bıçı yaptım
tırnaklarımı törpüledim

çaymı içtim

-allah kabul etsin
amen dedim,
çan sesleri arasında
ey sevgili halkım.
 sevgili regl günlük

bugün daha bitmedi bu olay
nasıl desem, bilemiyorum

bitmedi işte
arkama çok taştı, çıkarttım yenisini yapıştırdım
eksi olan pedin parçaları pamukları kalmış ardımda
onları, ellerimi arkama götürüp çıkarttım
sonrası ellerimi yıkadım pis oldular diye
bir an karınıma ağrılar girdi
günlük
hap falan attım
güzel oldum
şimdi kapıyorum
-amen!
diyorum.




bir putperestin günlüğü 2

sevgili putperest günlük

bugün, camii de seks ayini gerçekleştirdim

sonra hocalarda geldi bize yardım etti

ve çok güzeldi, inleyiş vardı adeta

sonrası, birbirimizin göğüslerini öperdik adeta

ve öğle oldu çıkamadım

seks bizi de yer bitirirdi
-amen.

sevgili putperest günlük

bugün, kilisenin birisinde namazımı kıldım

sonrası, nirvanaya ulaştım
oturup, kilise de reenkarnsayonumu bulmaya benden önce erkek olanımı bulmaya çalıştım

yine, kedi kesme törenleri yaptım

sonra içimden bir ruh çıktı ula
ne deyeceuğumu şaşurdum

-amen!sevgili putperest günlük

bugün suçuklardan bir din yarattım sonra ise
onu yedim, afiyet olsun bana

hem de hindu arkadaşlarla
-amen!
ey sevgili putperest günlük

yıllarca yıllık yaşamda, tek arkadaşımız sensin
tek yoldaşımız
aslında

çünkü, sana karşıyız deyip sonrası yine putçuluğa gidenler vardı şu hayatta
sonrası, ahlakları-ahlaksızları düşündüm yine ben
şu hayatta

ve yıllarca yıllık
peygamberleri eleştiremeyenler
sonrası bize dogma derdi
hatta allah putunu bile eleştirmezdi onlar
eleştirilmez görürdü
bilmezdi, idarak edemezlerdi
bir şairin dediği
gökten indiği sanılan dogmaların peşindelerdi
-bu sözler, onlara çok fazla gelirdi
bilmezdi
onlar
ey putperest günlük
tüm bilinmeyenlere...
 
ey sevgili putperest günlük
herkes bir şeylere tapardı ben de sana tapıyorum
sen varsın şu hayatta yazdığım
yarın şunu diyen bunu da derdi

işte, bu yüzdenyazıyorum sana

yarın kimin kimi eleştireceğici de belli olmazdı
işte bu gün
-amen deyip gidiyorum
huzurundan gidiyorum.

sana karşıyız diyen zaten hep sen oldular tapılan sorgulanmayan...
 


bir putperestin günlüğü

bir putpesetin günlüğü şöyle ki,

sevgili putperest günlük diye başlıyorum sözlerime

bugün,abdest alıp kiliseye gittim pedere bir merhaba çaktım
sonrası, kutsal putlarımız için ayin yapıp kurban kestim

sonrası hoca efendinin yanında, kutsal günah çıkartma ibadetini yerine getirdim
-kötü ruhlar gitsin diye
büyü yaptım, kilise de kuran okudum tanrı dan af diledim
sigog'a uğrayıp zebur yakma törenini başlattım

ve de fatiha süresi okuyup veledalin amen deyip çıktım

sonrası, kutsal isayı andım

onun adına kuranı okudum

tevratt'ım dizeleri -içimden geçirirken ağladım

amen!

sevgili putperest günlük,
-bugün çeşmenin suyundan da içtim
sonrası caminin birisinde vaftiz oldum camideki peder
bana, subhaneke okudu
şahsıma ait incil yakma töreni başlattı

öğle oldu çıktım

abdest alıp inekler adına kilisede duaları okudum
biz kiliseciler hep, ineklere tapardık zaten

neyse akşam oluverdi
ben ise nice buzimin peygamberi muhammetleri andım
içlendim hüzünlendim efendim.
tanrı kabul etsin
amin.,
 sevgili putperset günlük,

bugün kavurma yedim doydum

nerede yedim dersen, hinduların tapınağında
inek eti kestiler ben de afiyetle yedim
-adamlarla hoş sohpet ettikk

ne mutlu olduğumu anlamaya kelimeler yetmez
sonrası kuran dan bir iki bir şey okuduk
amen dedik

islam tanrısını andık

sonrası, öğle oldu nefes aldım

akşama doğru ise , tevrat hevlası yapıp yedim
yedim!

allah kabul etsin evlatlarım
-amen!

sevgili putperest günlük

bugün budistlerin kilisesine gittim

orada, çok güzel hindu eti pişirdiler yedim
sonrası, kuran pekmezi yapmışlar yedim


yine, fatih suresi adlı şarap vardı içtim

yine üstüne leheb rakısı içtim

sarhoştu gönlüm

öğle oldu sarhoş gönlümü alıp çıktım

akşam camiide bizim viski dağıttılar

havaii fişek patlattılar

çok güzeldi
artık

allah sizi korusun evlatlarım

-amen!
 sevgili putperest günlük,

bugün pekmez içtim su içtim doydum

sonrası, yine bizim pedere uğradım pek bir üzgündü niye diye sordum tabii

sevgilisinden ayrılmış, camii papazından
mendil falan verdim üzüntüsü geçti
artık, kilisesindeki ezanları daha bir güzel okuyordu
gel gelelim çıktım oradan
öğle oldu ula da çıkmayıp ne yapacaktım

sonrası, akşam camii hocalarının takıldığı meyhaneye indim
şarap içtim
göçekleri izledim şahane adamlardı
kıllı kıllı
sonrası
tanrı bizi koruyor evlatlarım
-amen.
 sevgili putperest günlük,
sana erken yazıları dökmek istedim, tüm yalanlar yalan dinler
-hakkında
-içimden böyle geldi

-bugün kilisenin önünde cenaze arabası gördüm
çanlar cenaze için çalıyordu
ben ise gidenlerin ardından üzülüyordum

öğle oldu bir ekmek yiyemedim günlük
yine sonrası,

akşam hüzünleri çöktü ben de
allah bizi hiçbir zaman korumadı
-amen!
 sevgili putperest günlük

tüm ahlakları-ahlaksızlıkları düşündüm bugün
camii soydular daha dün diyerek

sonrası, camiinin ortasıydı
dansöz çağırmışlar, bizim pederler oynatıyorlardı

sonrası kilisenin hocaları da geldi
alem yaptık

sonrası yoruldum öğle oldu çıkamadım

sonrası nirvanaya ulaştık
camiilerde.

akşam çanı da çalardı zaten

18 Kasım 2012 Pazar

herkes dertlerini itiraf eder

herkes dertlerini itiraf eder
rüzgara doğru
güneşe doğru yaklaşmak için!
herkes, dertlerini itiraf eder
yanmamak için
yakmamak için
bir, karmaşa içinde kalmamak için
yollarda, dar kalmamak için
gel gitme ey çiğerim
ey yollar beni yakmaktan vazgeç
benim zaten çiğerim yanıyor
hergün yeni bir çirkinlik bizi buluyor
bahar yok
ilk bahar yok
zaten içimizde açan çiçekler öldü
gelmedin ey çiğerim!..

derdini itiraf eden bir kişi der ki;
ben zaten ölüyorum
ölüm gelmeli, kafa ağrılarım
hergün, anti depresanlardayım
hergün dardayım
birgün daha dişlerim çürüdü
dağlarım da sönük işaretler belirdi
çözümsüz!.

11 Kasım 2012 Pazar

gece sevişen komşulara

KOMşusuna YAZIYORUM YAZARIN,

HEY KOMşuLAR ŞEViŞMEYiN BU GECE
olan vardı olmayan vardı
-çok bağırmayın her gece
sevişme çığlıklarının bizi deli ederdi
biz yalnzıdk her gece

siz ise gündüze gece aldırmadan sevişenlerdiniz
-bize yazık ederdiniz
kulaklarımza, pamuk tıkardık
burnumuza gazate parçaları koyardık
sevişme kokularını duymayalım diye

siz her gece vardınız
siz her gece sevişirdiniz

yazık bize bizim yoktu
yazıktı
el insaftı!

anka4  'e armağanım olan eserdir

8 Kasım 2012 Perşembe

bir gece daha biitti

deseydiniz ya bu mevsimde yarasa ne arar diye
deseydiniz ya, yarasalar uyuyor kış uykusunda diye

ve merhaba diyemezdik yarasalar bu mevsim!...

ve bir gece daha daha bitmedi

bu gece...

yarasalar yaz hayvanıdır

her gün...

merhaba gündüz...

sarhoşluğu yaşadığımız bugün merhabalar...

bitmeyen şaraplar gibi

şarap kırıntılarının sesi

merhaba gündüz

ve aklımız ermez bazen hiçbir şeye

unuturuz daima, tırnaklarmızzın değerini

merhaba gündüz
bir vatan daha kaybolmasın işte

kaybolmasın gündüz

merhaba gündüz..

bu dünyada değer bilen yoktur gündüz

bu dünyada, her şey yalan gündüz

sonrası seversen sikilirsin sikersen sevilirsin diyenler var gündüz

yazıktır gündüz

bir gece daha bitti...

bitmesin gündüz!!!

 merhaba kunduz, merhabalar yarasalar, marhaba balıklar

merhabalar kunduz, merhabalar kokarcalar

hiçkimse bilmez ne değerli olduğunuzu

bazıları yasak avcılık yapar

merhabalar kunduz

merhabalar doğanın arkadaşları

yiyeceklerimizi, bölüşelim mi?!
yasaktır hayatlar kunduz

size sizi anlatıyorum işte

ibne dersen kızarlarmış sikersen aldırmazlarmış

-merhaba, gündüz

marhaba kunduz

doğanın, kardeşliği merhabalar!!!

bir gece daha bitti...

merhabalar deniz, merhabalar hayat, güzeldi bu hayat

doğanın kardeşliği var sandık yokmuş

elimizde tek

''merhabalar'' kalmış

her yanı, sel götürmüş

-düşman almış bu semtleri

adı bilinmez düşmanlar

sonrası, vatan kaymış vatan

her şey bir boşlukmuş,

bir gece daha bitmiş

işte...

yanda adam ölmüş, biliyormusun?!

bazıları da sert severmiş

zaten

bir gece daha bitti

-kusturuklu... merhabalar muslukçu, selam sana

ellerin dert görmesin, senin sayadende

evimizi seller almadı da götürmedi de

sonrası...

bir şirket daha battı

bir vatan gibi

her yanını teröristler aldı götürdü

sonrası yalnızdı bu vatan

ya da yalnız görüldü

hiç vatan parçalanmaya kalkışılır mı?!

-ulan...

bir köprüyü uçurdular

-daha dün...

bir gece böyle bitti...

bir gece daha bitti... merhabalar ey vatanım

mahallesi tozlu yolları, olan aslında

merhabalar ey güzel zaman

-saman kafalılar almasın dört bir yanını

uyanalım artık kış uykusundan

''ey vatan göz yaşlarım''

her yanında tinerci zavallı çocuklar

her yanında bombalanan evler

ey göz yaşlarım

biz sevgilimizden ayrılmayız, o bizden ayrılsa bile

ey göz yaşlarım, dökülsün kanım

bir gece daha bitti hhüznün gölgesinde....
önce üç çocuk dediler

sonra dindar nesil dediler

yine sonra tinerci mi olsun dediler

sonra kürtaj cinayettir

sezeryanda dediler

sonra doğurun dediler

sonrası, sokaklarda olan zavallı tinerci çocuklara bakmadılar

işte kusturuklu işte, iğrençtir tüm bunlar

sonrası, sahte

sahte atatütürkçüler

sahte, dindarlar dinciler

kustruklu,insanlar almasındır dört bir yanınızı

ve yalandır her şey

düşündürücü amk

düşüncü, bir gece daha bitti


 merhaba intikam

seninle başladı, gündüz

intikam hısrlarımı hatırladım bu gece

eski aşklar gözümden gitti

intikam almak istedim, karanlıktan

intikam, senden de intikam almak istedim

sonrası, içime hüzün girdi

intikamdan, intikam alamadım diye

bir gece daha bitti!!
 tüm gündüzü

tüm geceyi

tüm hayatı

tüm her şeyi

tek elimizle almak istedik

biten gecelerde

tüm coğrafyaları, durdurmak

ve bir gece daha bitti işte

keşke, tüm coğrafik olayları tek elimizde durdurabilseydik

bir gece daha bitti...

bir gece daha bitti
sevişmlere yapılan haksıızlıklarla
bir gece bitti
nice sevişmlere yalan oldu
-haksızlıklardan
bütün bunlardan
-yine..
-tüm sevişmelere, soğuk bira içiyoruz yine...
bir gecelere dahadır
işte...
 ne bileyim ağbi ya!
bir gece daha bitti
susuz gecelerde
ey sevgili yar uzakların adamıdır işte..,
-yine!... *bir gece daha bitti
-yarınları düşünerek
-yıldzıların sarhoşluğuyla
-emeklerimizi de düşünerek
-toprağa geçiririz biz, avcumuzu!!
*topraklarda zehirli otlar!!
bir gece daha bitti
onca kızgınlıkların ardından
onca düşüncelerin ardından
yine yazıların ardından
acıların yıldönümünde
-yine elimizde -dilimizde
-mücadelenin sesi vardır!!

yine yolculağa çıktık biz
vatanımızdadır

otların ortasındadır

bir gecelerin ardındadır.




 -keşke gecelerin sonra yalnız olmasak
-keşke her günümüz, yalnızlığın sesi olmasa
-keşke -sevdiklerimiz gerçekten sevse
-keşke-keşke-keşke
-gözyaşlarımız boşuna dökülmese
-keşke -demekten nefret ettim ama her defasında keşke dedim!!
-keşke bir gece daha bitmese
dedim
bir gece daha bitti!!


bir gece daha bitti tüm düşüncelerin ardından
tüm hezayanların ardından
-acaba ne bıraktık geride
-bu zikzikalı hezayanlarda
-haince -saçmalarla bir kuş gibi vurulmuşken
-bağırımız delikken
-tam arkamızdan geçen hain kurşunlar varken
-yazıkken, kırgınlıklaradır
-yazıkken ziyanlaradır...
-yazıktır-ziyan edilmiş vatanadır!!!
 -bir gece daha biterken

*o'

hataları yapmasaydık dedik
-doğru düzgün kişileri sevmek istedik
ama hep hatalar bizi de buldu
bizi de yordu
-saçlarımız yandı
yakıldık gecelerde
-eksi sevdaların yalnızlığında
bilinçaltından yükselirdi
tüm acıların -tüm her şey kimi zaman
-da
yenibulduğun adamın surtanına dahi bakamazdın

bakamadın da!!

ah yaralı kalbimizde her saniye o sevdaya ulaşsak
-çirkin anılar bizi bulmasa
bizi yormasa.
bir gece daha bitti
-dehşete kapıldık, tüm tecavüzlerin ardından
-ortalık tecavüzcü puşt doludur derdik
-kendini mafya sanan

sonrası da onlara nalet ederdik

-bitmezdi pislikler
bitmez...
her yandaydı bunlar
iğreçtiler

-pisliktiler

akarlardı iğrençleri damla damla.
-tuvalet misali
-bundan sonradır bir gece daha bitti
bir hezeyanların ardından
birçok düşüncenin ardından
kaç yanışların yanından
yanmışız işte
insan ilişikilerine belli olmazdı şu dünyada
şu hezeyanlarında
yarın düşman bidliğinle dost olurduk
bugün dost bildiğinle düşman

alnın ağrırıdı hataların ardından
nezle olurdun, kaç defalarında

ağrı kesici bile bulamazdın

soğuktu hayat, soğukla mücadele ederdin
o saf halinle sobanın başına otururdun ey insan

alının ağrırdı hataların ardından
nezle olurdun, kaç defalarında

hep anneannem derdi,

sen onları dost mu sanırdın
onlar hala düşmandı!

ağrı kesici bile bulamazdın

ey insan, kaç hezeyanlarında

kaç defalarında başın dönerdi
bir gece daha bitti


 bir gece daha bitti
nice düşünüşlerinde hayatın
kalktın işte saat, 15 te
sonrası kahvaltı yaptın
günü bitirdin uyurken
sen hayat devam ediyorken uyuyordun
uyuyorsun
sonrası, ona gittin
onunla buluştun
onunla nice hezeyan geçirdin
geçirdin sen

nice kere, geçmişten gelenlerini özlerdin sen
o da geçmişten gelenindi
hep geçmişi özlerdin sen

hey geçmiş ayrılma benden,
geçmişin uzakları tuzaklarıdır bu

 bir gece daha bitti ve düşündüm ne yaptık ne yaptık diye
-meğersem hiçmiş yaptıklarım dedim içimden'
 bir gece daha bitti, geçmiş aşkların
-geçmiş yolculukların kabusunda
-keşke geçmiş aşklar zaaflar olmasaydı dedim içimden
ama varmış işte
mükemmelsiz yaşatan,
hüzünler...






bir gece daha bitti... 
yaratılış efsanalerinin dibindeki hayattı bu
-işte, hepimiz farklı yaratılışa sahibiz
farklı düşünebiliriz denilirdi

ya da

evrimin farklı türleriydi
bütün bunlar

her şey efsaneydi aslında,

sonradan, masalına doğru ilerleyecek olan
belirli bir dönemin mitlerine hayran insanlardır işte
şidiki ise postmodern çılgınlıktı
kapitalist yalan tanrıların ortasında
soğuk savaşı onların kazandığı sanılırdı ama kaznmadılar
yine karşı tarafın gözünü boymak için straji değiştirdi
-postmodern , karanlık!

zaten

sürünüyoruz şu hayatın yollarında
sürünüyoruz
sürünüyorsun
sürüne sürüne gidiyorsun
tek yaptığın bu!
sürünmek
işte buralarda
işte her yerde
sürünüyorsun
çamurların içinde
sürünüyorum adeta...


aslında herkese yazdım sürünüyoruz şu hayatın tozlarında
hayat yıpratıyor bizi
bir de biz birbirmizi yıpratııyoruz diye

doğa bizi, öldürüyor
sonrası biz de birbirimizi yemekle meşgulüz ne yazık
anlaşılmadı!
an-la-şı-la-ma-dı!


ey adam

belkedim dedin
seni beklye bekleye bir kaldım dedim

şunu bilemedin ey adam
bizim de beklediklerimiz
bizim de gelmeyenlerimiz oldu
ya bize gelen oldu mu
olmadı

bu dünyada bir sen bekledin çok değildi
ey adam

ey adam yalanların adamı
talan!

 anlatılanların kısa özeti

hep burda, bahsettiğim şey
tecavüz edilen çocuklardı
acılarıydı
kadın haklarıyd
sorunlarıdı
ülkemdi
sonrası birirleri çıkıp bütün bunları
anlatmamış gibi, konuşmasındır.

 binlerce yalanın arasından uçtum geldim
binlercesinin arasında boğuldum
binlerce kişi yazıların içindeyken
gönül kırgınları içinde kaldım
keşke, böyle olmasaydı dedim

bir bu kadar daha susuz yollardı bu
bir bir bu kadar harcanmıştı

keşke, bütün bunlar bizi de bulmasaydı

bir bu kadar daha susuz yollardı bu
bir bir bu kadar harcanmıştı

harcandım, zamanın gidişinde..hiç zaman birlikte olduğum adamlara şiir yazmadım
-hep, gidenlere yalan anılara yazdım
hep hasrete yazdım
dönmediler!



geçmişin bitmeyen izleri

esi hezeyanların dumanıydı bütün bunlar
-eski aşkar eski sevgililer
o farkirdi, ben fakir
yalnızlıktı bizim, hayatımız

belki o benden daha yalnız olan olandı
fakirdik, gönülmüzü bile zengin yapamadık
nice ormanların hezeyanlarda kaldı duygular
geçmişten gelenler yine -gömülüyordu adeta

ne olurdu böyle olmasaydı
bir o
bir de ben kalsaydık
kalamadık
yeniden ayrıldık
biz...

 geçmiş hep ayağına takılıydı
-bitmezdi.
hep aynı adamların kabusuydu
bu...



 yalan orgazımların kişisi oldun yine
sen, o kadar yalan sevişmelerin
yalanların insanı olmayalım derken
talan oldun şu rüyada
yalan sevişmelerle doldurdun her yanını

bitmedi gitti tüm bunlar senden!


5 Kasım 2012 Pazartesi

anlaşılamayan yalnızlık

kimi zaman duyguların anlaşılmaz şu dünyada
yalnızsındır hep yalnızlığı çekersin

belki birgün beni de anlayacak kişi olur dersin
belki birgün

yalnızsındır yalnızlığı çekersin acılarını
yalnızlık acılardır bütün bunlar

anlamaz kimse seni
emek verdiklerin -sana emek vermez olur!

belki birgün beni de anlayacak kişi olur dersin
belki birgün

belki birgün daha
dost aramakla geçer ömrün yalansız
sonra sen de yalan olursun işte!



mutlubaykus 'a armağanım olan eserdir.

4 Kasım 2012 Pazar

bir deli çarşı hezeyanları

bir deli çarşıyı dolaştım bu gece,
ondan , köpek sesinden ürktüm başka yoldan çarşıya ulaştım
-gecelerin ayazında birsini aradım am akimi
-biliyordum kimi aradığımı ama bilipte bilmemezlikten gelme sanatını kullanıyordum

sonrası direk garaja vardım, kimseleri yoktu
o kadar yolculuğa çıkmak için beklenilen yerin
bu kadar boş olması sanki içimi anımsatıyordu
-şiir defterimi aldım karaladım bir şey

ardından yine dükkanların önünden geçtim
sonrası bir an askeriyenin önünde buldum kendimi
umarsızca yürüyordum

hem de umarsızca
sonrası askere iyi nöbetler deyip gittim
parka doğru uzandı  yollarım, ayaklarım
bir an yağmur çişeledi
geri döndüm
geri dönüş o geri dönüştü
işte...


chessplayer 'e armağanım olan eserdir

sesimizin çıkmayışı














yazarım evet kimi zamanlarda, nasıl çaresizce sürüklendiğini

-sonra terkedilişleri
-nefretleri
bir penis davasına canımızda canımızda

-ya da bir vajina davasını
-yalnızları hep yazarım
bir deriye bir aşka muhtaçları

-açlığımızı-susuzluğumuzu yazarım!

çalışmayan hopürler gibi
sesimizin çıkmayışını yazarım

sesimiz çıkmazdı
sesimiz

bir hopörlerin görevini yapamayışı gibi,
sesini duyuramayışı gibi

yaşlanışımız gibi

sesimiz çıkmazdı
sesimiz

hayat hep yar verdi
kapağını attı bize
attırgan hayattı bu!

bilmiyorsun sen bilemiyorsun sen

sesimiz çıkmazdı
sesimiz!


iskorpit  armağanım olan eserdir

kuytu

yarı yollarda karanlıkta gezdik yine

yeniden yeniden, aşkı aşksızlıığı düşündük
-keşke, hatalar olmsaydı dedik

nice nice duraklarda-garajlarda
yolculuğa çıktık

garajda kimse de yoktu sessizce düşündük

en kuytu köşelerinde ağladık hayatın!

kucuk istavritin oykusu2ne armağanım olan eserdir

son ışık

''insanlara kendini inandırmak zordur''

diye başlıyorum, sözlere

hislerim -hislerin
hislerin-hislerim olsun

samimiyetle yazılanlar-her daim kalıcıdır
yalanlar ise gelip geçicidir

her şeyin talan olduğu bu ömürde yıllarca, hep yıllarca sözler geçerlidir

biz ölsek bile, bu sözler bizden sonrakilere kalacaktır unutma
ona göre yaz ona göre çizdir

en madensiz devirde bile o yazıları o hisleri kurtaracak son ışık son enerji bulunur
o satırları, taşlara geçirirken biledir..

zaten hep doğa ile mücadele edersindir...

her şeyin sahte yazıların şiirlerin gerçek olduğu şu dünyadadır
gerçek duyguların esiri olmak varkendir.
zor olsa bile, bunu başaracağızdır

hislerim hislerin
hislerin-hislerim olsun

son ışığı takip et...



katatespizartmasi'na   armağanım olan eserdir

geçmişin izleridir bu

-hiçbir eksiğin yoktur dsotum umarım hislerim senin de hislerin olur '' bir de yaz deyip sonrası sil dyenler krınlar'' çıktı karşımıza!

-umarım onlardan birsi olmazsın, umarımdır!

bizde yazılan şiir silinmez!
çünkü emektir, bu bir vefadır.

geçmişten gelen aşkların hezeyanlarında, deli gibiyim zaten

-bir delilik -bir kafa ağrıları yeniden buldu bizi
-hep geçmişin, kişisiyim derdin
doğru derdin
hep geçmiştekileri çağtırdın sen

onları gözlerdin
onları anardın

başkası da olmazdı
olmadı da

hep adamları görmek isterdim, farklsını değil
geçmiş yarım yamalaktı
zaten

onları gözlerdin
onları anardın

tuhaf hezeyanların adıydın

onları gözlerdin
onları anardın


anmadan geçmezdin!


allahsiz kitapsiz cahil kadin  'na armağınım olan eserdir




harcanan yollar

umarım, gönlünü alır şimdiki dizelerim..

yine gecelerin karanlıklarındaydı
-hezeyanlarım
yine buluşurdum onunla
sahteydi her şey yine
bizimkisi sahte bir bareberlikti zaten
yine...

onunlaydım, saattlerimi ona harcardım
harcadım bu yollarda
düştüm...

dedim ya sahteydik biz
hatta biz diye bir şey yoktu
sadece gönül macerasıydı
peki niyeydi kafadaki toz bulutları
bu hüzünler

onunlaydım saatlerimi ona harcardım
harcandım bu yollarda
düştüm...

ona gittim, yine nefesim kesildi...
sahte hezeyanların içinde

onunlaydım saatlerimi ona harcardım
harcandım bu yollarda
düştüm

ona gittim, yine nefesim kesildi
sahte hezeyanların içinde

ona karşı kalbim tufandı, geçmişten
gelenimle...

protest sanayici   ye armağanım olan eserdir


işte

düşünüyorum öyleyse varım derdin
var olmaya çalışırdın şu dünya da
burası plüton değildi
burası venüs değildi
ve sen var olmaya çalışırdın işte yarın
yok olacağını bile bile
soğuklarda uğraşırdın
yarın yok olacağını bile bile!
 herkesin duyguları vardı
küskünlükleri
yalnızdı hep
çizilmişti her şeyi

bu adam niye benimleydi
niyeydi tüm bunlar

her anı zaten sahteydi hep
-sahteydi
yalandı zaten

uçsuz bucaksızlarında hayatın
talandı, gözyaşıdır...


 zaten ilk önce yazı yoktu
sonrası, yazıyı buldu
var olan ağaç oyuklarına resim -duvalara
resimdi
sonrası yazıları geçliştirdi
matematik doğdu.

dahası hasını araştırmaya başladı insan

nereden gelip gelmediğini sordu hep sordu insan

he ryaşında ergendi aslında bilmedi -bilemedi
kimi zaman bu çocuğun ilk soruları vardı kafasında
o ilk meraklı gözleri
sonrası hüzünleri oldu tıkandı soramadı

zaten insan nice yaşında şaşırırdı her şeyi!

bilmezdi ki,
bilemedi.


hepimiz masonuz şu hayatın rüzgarında
bir mason ölmesin isteriz heptir.



 daha dün özlediğini söylediğini söyleyen giderdi şu talanlarında
daha dün hiç düşünmediklerini özlerdin, şu garip sanalın içinde
sanalın hayatın, sanal dünyanın içinde.




kimileri kendini zengin sanırdı aslında içi boş olandı
kimileri boştu ne oldum bin katiriyolarla oynadığını sanandı
yarın fakir olucak olandı
fakir diye dalga geçtileri, bir gün ondan bile daha zengi olabilrdi
bilmediler bilemediler
-zaten!

sonrası, karacoğlan köroğlu gibi
alıp sazı eline, çalmak çalmak lazımdı
bizim de gönlümüzü çaldılar diye
haykırmak gerektir!

yeter ki kalp zindan olmasındı!

yalan allah

kaç hezeyanlarındasın

ey insan!
zaten
zaten kaç dinde huzur bulduğunu sandın
sandın

aslında bulmadın ,
sandın
bütün bunlar din veya dinsizliklerinin hezeyanlarıydı
bilemezdin
sen!

yalan allah

yanar döner dünyaydı
bu
yalan sınavlrı vardı hayatın
hep allahın adını andım gece gündüz, yüzlerce kez

yüzlerce kez tanrının sınavlarından yangınlarından geçtim

kazanırsam cennnetine alacağı
kazanmazsam

cehenneme göndereceği
ama, dünya cehnennemini çoktan yaşatıyordu tannrı bana

hep yaşattı
nasıl olduğunu bilemediğim şu sınavlarında

dedim ya hezeyan diye işte bu da benim hezeyanımda
yalan allah ve yalan dünyasında

ey tanrı binlerce kez sen de yanıldın ben de yanıldım
ey işte

ey tanrım seni kim yarattı

sen adına katlimam katilam etti kimi insanlar bizi de belimzi doğrultamadık

şu insanlarına söyle, bunlar sen sanamasın kendini

sanmasınlar öylecene!




alan allah 2

ey allahım
lüften artık bu masaldan vazgeçelim sen ki
bir elma meselesi yüzünden attın cenettinden
dahası hangi cehenemle kandrıyorsun
zaten cehennemindeyiz bilmiyor musun
ya da attığın kovduğun cennete niye bizi yeniden alacağını söylüyorsun

zaten çoktan huzursuz ettinn bizi
zaten çoktan bağışmadın hangi esirgemekten
hangi bağışlamaktan söz ediyorsun

etme artık etme!





bu da mı basket değil

topu sürerken elinden kaçırdın sen
ey insan
ta basket potasının yanındayken düşürdün elinden topu

bu da mı basket değil diye hep küfür ettin!





yalan allah 3

ey allahım sana sorgulamadan teslim olmamı söylüyor
-lar
hep teslim olmamı söylüyor
-lar

halbuki, sen akıl verdin sorgula diye
fikir verdin denklem çöz diye

şimdi sana, sorgulamadan gelmek
saçma olmaz mıydı ey
tanrım!

ey tanrı nerdesin?!

soruglamadan teslim olmazdı insan
hele ki, teslim hiç olmazdı insan

tecavüze uğramış, bir beden gibi

gelirdi kendisine

sonsuz itiat edemezdi insan, ne allah
-a!

ne de allah yerine koyanlara
onlar akıl edemediler
onlar bilemediler!

kimileri de sorgulamaktan acizdi
sorgulamayamazdı
her gün
her zaman
sadece çocukça zırlardı
bilimsellikten uzak!
 

14 Ekim 2012 Pazar

ey insan

ey insan

hiçbir şeyi yapamadın
hiçbir şeyi üretmedin
hep yedin ,
hep içtin,
bu dünyaya hiçbir faydan dokunmadı

ve de bu dünyada fazlaydın
bilemedin
sen!!

bilmiyorsun
sen
bilemiyorsun sen

işte aciz bir şeysin sen

hala sen
yine sen!


bilinmeyen insanlık!    

zikzaklı hezeyanlardayız

zikzaklı hezeyanlardayız

hiçbir zaman kimin ne olduğu belli değil
herkesin, ilişkileri ggelip geçiçi

her gün daha,
her gün daha sevişmelere
iftiraları atıyorlar

sanki, o mutluluğu acıyı anlayacaklar gibi

yine, yalnızları oynuyorsun zaten

duvarın, arkasından
gözyaşların geliyor sonra...

kafa ağrıların

sinirlerin harplerin
neyse yalnız gönlüm
bu hayat böyle....
hep yalnızsındır esasında.  

hikaye



her şey dünyayı anlama çabalarıyla başladı
her anlamaya çalıştığını bir kez daha yücellti insan
ilk önce güneşi-ay ı -yıldızı

-nasıl geldiğini nereye gittiğini merak etti insan

insandı bu merak edendi
hep etti yüzyıllara değin her gün içini yaktı sorguladı

gitti ateşe taptı insan
-gitti kendi yaptığı oyuncağa taptı insan
-put yaptı
her şeyi yaptı

kendini -dünyası anlamak için insan
yine anlayamadı insan

yine anlayamayacakta insan

yüzyıllara değin
insan!!


dedik ya dünyayı anlama çabalarıydı her şey
sonrası hep
yıldıznameler çıktı
bunun adı burçtu
bir bakıma psikoljiyi yeniden anlamdırma çabasıydı
sonrası yine, bütün bunlara yetmeyecekti

adı, yıldızlardan kayandı.

hikayeydi bu

kimisi, vahiy geldiğini iddia etmişlerin
kimisi, ilan etmişlerin
-kimisi yine putun
-kimisi yine otun peşinden giderdi yine

-kimisi işte kimisi

dünyayı anlamak -anlamlandırmak içindi her şey
gece!!


bitmeyen hikaye!    

hikayeydi bu
bitmeyen, kimisi puta karşıyken

yeniden put yapardı
taşlara dökerdi sevgisini saygısını
kimisi yineden taş olurdu-put olurdu şu yollarda

-kimisi, taşa sıcaklı verirdi
-bu gibi olmasın dye
yeniden, bina yapardı
cami yapardı
-sinegog yaprdı
kilise de çanlarını çalardı

giderdi bir şeyin pşinden

giderdi adeta
-amen...

hikayeydi bu

kimisi, isayı sevrdi
kimisi, muhammedi
kimisi, musayı

herkes birilerini sevrdi
herkes, bir şeyin peşinde her daim

kimiside kendisni yakar şu zalim dünyada

hikayeydi
bu....

hikayelerde saygı duymak lazımdı herkese
her daim!!!

sevgilerin-nefretlerin dünyası
rüyası-kabusuydu
bu!!

bitmeyen sorgulamalar....    
hikayeydi bu

bitmeyen sorgulamaların, hikayesi
bitmeyen yolların

yeniden alevnen , beyinde şimşek

içinde, nice
-rönesansları
nice
laikleri
nice
sekülazmi

yaşatan

niceseydi hepsi
yeniden içinde
cumhuriyet devrimini kurduran devrimci
ey insan, yeniden yeniden düşündü bildiklerini bilemediklerini

içinde kaç devrim çaksın
niceleri dahaydı

sığ kalmamak lazımdı

nice içindeki cumhuriyet devrimlerine....

hayat ucuz olmasın

hayat ucuz olmasın

-bu yıl girdiğim kpss sınavında ne güzel bir soru vardı ,

''...kim şiir yazarak zengin olmuş, şiir yazarak diye''

-bu bir duyguydu, içinden gelerek yazılan çizilen
ta beyninin içinden çıkandı.
-işte...

-ne güzeldi, şaraplar aşk gibi
-şarap gibi olmak lazımdı, aşk gbi
-vatan-vatan gibi olmak olmak lazımdı bu diyaralrda

-ucuz şarap içmek lıazmdı

''hayat ucuz olmasın diye''
-hayat ucuzdu, insan da ucuzdu bu diyaralrda
-insanın hiçbir değeri yoktu

-her gün canlarımız giderdi
-bir vatan kaybolurdu
-ne de vatanın
-ne de insanın değerini bilen yoktu

-yoktu

-göçük işçiler çıkarırıldırdı
-her gün bombalar karşısınnda öldürülenlerimiz vardı,
-vardı, yok olması gereken

-yok olmazdı, bunlar
-her gün askerimizin acısını duyardık

-ne yazıktı, bütün bunlar
-her gün biz kez daha yanardık

-vatanımzın değerine biçilemezdi
-satlırdı vatan!!

-bölücülük her yandaydı bu zamanlarda
-bitmezdi zindanlar...
bitmedi de!!!

--spoiler--

-hayatımızı ucuz bulanlara...    
yalan dünya
talan rüya
son

bu yalanların içinde daha dün yediğimizi bile unuttuk

-unutturan hayat kahrolsun...
bir kez daha

''sen yalan ben -talan hayat tecavüz zaten''
''daha başka ne olsun son olmayan acılarda''
-asla son olmayanlarda!!!    
yalan dünya
talan rüya

bir kez daha bilmediğin kişilerin kişilerin dünyasındaydın
bildiğini zannetlerin neydeki , arkandan vurandı

vurdular seni de zaten

farazi hezeyanlardaydın
üzülürdün daima
ve bir daha aklında düzeltemiyordun her şeyi

beyninde başlayıp biteri sevgiler

kaç kere
yemek bile yiyemedin zaten...

biten ilişiklerin ardından
-zaten seni sevdiğini söyleyen bir kaç saat sonra sevmezdi

-kırık gözyaşları kalırdı, arkasından

kırık, hayaller

rüya sevgiler
-kabus ayrılıklar
-ayrıldın mı
-yaşadın mı
-yemek yedin mi belli değil
sürünüyoruz her daim

sürüyoruzzzz

sürünüyoruz her daim
cam kırıkları belli deği

değil



değil!!    
yalan dünya
talan rüya

bizi de öldürdün bir kez daha ey hayat
-ey hayatın rüzgarı
-nice sevdiklerimizi elimizden aldın
nice suyu bile içertmedin
içemedik biz
hep saatlerde yalnız kaldık
hem de her gün
o yollarda yeni türkiye nin dört bir yanından
ölüm haberleri geldi

yine sesizlik yine uçsuz *saatlerde
ekmeği bile yiyemedik aslında
yediklerimzi boğazımızda kaldı

yeniden boğulduk,
yeniden her daim

susuzluğun ölümü

kaldı ellerimizde
zaten, ey sevgili vatanımız kahrolur zaten

- susuzluğun ölümü
-ölü toprağıydı bu

içinde, vatanı sel alıp götüren!!

ey vatan kalmadı bir kez aha
bir kez daha!!!

yok oluşun hikayesi

bir yok oluş daha...
-gözlerimden yaşlar aktı be of noluyo bana yazıda yazamadım ...
-zikzaklı hayatın hezayanlarında kaybolup gideceğim birgün...

-hayat bir an gelip beni denize itecek kalmayacağım
-kalmayacağız

-ölüm gibi karanlık
-bir o kadar sessiz

-soğuk hayat
-kimin ne olduğu belli değil zinciere bağladık

-öldürün bizi diye bağırta bağırta işkence ediyorlar
-vatan yok bayrak yok
- yok oldu tüm anılar...

adları anılmayan adsız kahramanlara

adları anılmayan adsız kahramanlara
-kaç bin defa adımız yoktu sürüldük

-kaç bin defa kadın diye adımızı anmadılar
hem de kaç bin defa daha

-kaç bin defalarda cümleler boğazımızda dizildi

-kaç askerimiz şehit edildi
-katiller yüzünden

ne uğraışıydı hayat

bütün bu uğraşılara bütün bu acılara
-dayanacak gücümüz kalmadı

-zaten gerçek diye bir şey yoktu

-gerçek olan her şeyin yalan talan olmasıydı
bütün bunlara sövdük gün boyu!!

-adsızlar..

12 Ekim 2012 Cuma

çay bardağım 5

çay bardağım 5

çay bardağımı, yıkadım bu kez

tüm kirli düşünceleri gitsin diye
içinde, mikropları kalmasın diye

içinden, çıktım adeta
köpürttüm her yanını
ben de öyle bir köpürtüm adeta

çirkinlikler kalmasın dedim hep
içinde ...

yalan insanlar vardı hep yalan söylerdi
cam gibi değillerdi
cam gibi olsunlar dedim içimden
çay bardağım önü arkası gözüken

her yanıyla

bitmeyendi bu...

11 Ekim 2012 Perşembe

çay bardağım 4




çay bardağım 4

yine, çay bardağımının içine baktım
yine, yalnızları gördüm
yeniden-yine
yandım

sonrası,  çay bardağımı bırakıp, uzağa gittim
-içine hep örümcekler girdi
-içine hep sinekler girdi
-içine hep kelebekler girdi

içine hep aslında ben girdim
yalnızlarım girdi

tek başıma ayakta  kalma savaşımını yeniden yeniden verdiğim girdi

yeniden hapisanalere girdiğim
aklıma geldi
yeniden öldüğüm ama  asla dirlmediğim aklıma geldi

uzun yollarda, nasıl çaresiz kaldığım

12 saat öncesiyle  12 saat sonrasının nasıl farklı olduğu kaldı

yine çay bardağının içinde nasıl boğulduğum nasıl can çekiştiğim kaldı
 kaldı içiinde

ne bir izim kaldı
içinde ne de bir yolum!!


10 Ekim 2012 Çarşamba

çay bardağım 3

çay bardağım 3
yine anladın ki bu kez çay barağının içi boş
-sen de boşsun aslında, yineanladın
-sundan ucuz bitmiş hiayeleri
-buz misali
buzlu çay gibi

içinden taşanlarda,
yok olduğun zamnlarda
anladın artık anladın
beş para etmez şu rüya
yalan hayatın ta kendisinde

seni içtiler seni tükettiler
seni senden, aldılar zalimlar
hatta, üstüne parçaladılar
kaç düşüştü bu bilemedin sen!!

her türlü yolda talandı bu

keşke içmeselerdi içimizi
keşke, tüketmeselerdi yolumuzu

ya işte böyle!!


-talan!!!    

çay bardağım 2

çay bardağım 2

şu dünyada kimi zamanlarda bir çay bile içermediler
-içirtmediler
-yalanlarını döktüler sokaklara

ay bardağını bile tutmana izin vermediler
içtiğin boğazında yandı hep
sağda, adam öldürdüler

seni öldüreceğni sandılar
kahvaltı sofranı sana dar ettiler
çay buharı gibi, içinden taşardı
her şey
keşke her şey yalan olmsaydı

bir soğuk havada boğazından geçmeyen
geçirtmeyen hayatlar...
hayat işte....  

9 Ekim 2012 Salı

çay bardağım 1

çay bardağım 1

içinde, boğulduğum scaklığında yandığım
-aşkın, en yanıcı halini yaşadığım
-kalbimin izi
-kalbimin yolu
uzaklardan, gelen...
dumanı ben
dumanı gibi sen rüzgarında dalganan
ben
ben içte
çay bardağı gibi,
yangın dolu, içime dokunulamyor yalnıztan
azgın yollardan
bir o kadar bulaşık haline gelen
her dokulunuşunda bana yalnızlığımı sezdiren

-çay bardağım elimden düştü,
hayır asıl düşen bendim
rüzgarda....
rüzgarın buharında!!!

8 Ekim 2012 Pazartesi

efor sarf ettim ama boşuna

efor sarf ettim boşunadır
ellerimi kazıdım toprağa
hergün bakımını yaptım
hergün budadım
hergün çapaladım
ama; boşuna, yandı gitti
tüm orman, tüm hayat!..
bir ev yapmaya çalıştım kumlarını kardım
yollarını düzettim
tahtalarını kendi ellerimle, oydum!
yağmur yağdı kalmadı, o ev sel oldu gitti
yemek yaptım, içine kendi alın terimi koydum
ancak; içine yoldu girdi , kıl girdi
bir yazı yazdım, bir kitap yazdım
-boşuna gitti o kitap çünkü; matbaada elektrikler kesildi
çıkmadı o' kitap
ders çalıştım, çok çalıştım ancak; hast a oldum sınava giremedim
gitti...
efor sarf ettim
yollar kaçtı
efor sarf ettim
yıllar yok oldu
en sonunda öldüm!...


bazen , çalıştıkların boşuna gitti
emeğini sömürdüler
-vatanını sömürdüler
-seni-sömürge alıp -sattılar
sanki malmışsın gibi
-çalışmaların hep , boş geldi!!
efor sarf ettim ama boşuna!




öldüğün hayattı kimi zaman
-bildiklerin bilemediklerin vardı
-unuttuklarındı
-her şey beyninde tıkalı kalırdı
-bazen zincirde kıramazdın
-yaptıkların boşuna giderdi
çakmak gibi de yanardın
yırtılmış kağıt yaprakları
-işte...
sonrası post modern karanlıktı
-bildiklerin bilemediklerin -seni bu hale getirdi
-efor sarf ettim ama boşunadır.

     -hep korkardın şu hayatta, çalıştıkların boşuna gitsin
-hep yarım kalsın
düşündüklerin -ölsün
*öldüğünde
artık -duyulamasın seslerin
-kalk yaz olup biteni derdin
düşüncelerini -ölmeden
-düşünceyi toprağın altına gömmeden
-sessiz ölümdü
-sessiz efor
-ya kucak aç
-ya defol
-efor sarfettim ama boşuna!!

-boşversene sen yalan dünya!



  • seversin ama boşuna,
    mektup yazarsın
    telgraf çekersin
    mail atarsın
    mesaj atarsın
    ararsın ama boşuna hep bşuna
    beklersin ama hep boşuna hep ayrılık
    hep zulüm
    hep yalan
    hep talan
    seversin
    beklersin
    yine yalan
    bir kağıt parçası gibi yıkılırsın
    -sonrası, seversin ama boşunadır!!     
  • -yine, yalandı tüm ayrılıklar tüm uğraşılar
    -sonrası, hep zulümun kahrını çekersin sen

    ''dün özleyenler''

    ''özlemezdi sen''
    -yine yalanın rüzgarına takıldı saçlarını
    yırtıkperde gibi düşüncelerin
    çaput misali sürüyor hayat

    -yine, bir aşktan
    -çaput rüzgarına
    çaput yollarına

    çaput yırtıldı sonrası, sen denizin dibinde küçük bir balık olmaya
    denizin dibinde ölü bir ruh!!
    ya da düşüncelerin içinde boğluan bir deniz kzı
    oluverirsin
    bir gün elbet
    yalnızdın ama boşuna!!

  • gönlün hint fakiri misalidir bir gün daha

    sonrası, tanrı ölüyorumdum

    -ölüm, beni korkutmazdı
    zalimin, zulümüde

    -ey tanrı attın şu dünyaya
    -şu marsalara
    -şu, her kare köşeye

    ey tanrı cehenneminde yanmaya geldim
    -zaten gelmiştim
    yak beni her gün cehennemlerinde
    tanrım ben günahkar
    cehenneminde korkamdım zaten
    -zaten, dünyadaki hayvalardan korktuğum kadar

    ey tanrım cehenneminde yanıyorum zaten
    -efor sarf ettim boşuna
    ben cehennemlik kulum hala!!

  • 2 Ekim 2012 Salı

    karıncalar güzel vücudumuzu yedi

    karıncalar o güzel vücudumuzu yedi!...
    kalmadı o güzel vücud!...
    öldük!...
    teker teker gitti!...
    ellerimiz, kollarımız kemik parçaları olarak kaldık
    ve işte tüm insanlığın sonu buydu!..
    ölüm!...
    ölümsüzlüğü yakalayamadı o' duvarlar!...
    kahrediciydi!...
    belki de ölmek gereklidir!...
    bilinmez

    bilinmezler aldı bizi

    bilinmezler!...

    ölüme karşı savaşmadık bizler
    hep öldük
    öldük, öldük, öldük!...
    not, ölümün yenilmezliğidir efenim!...

         tanrının yalnızlığını bizim, ölü bedenlerimiz gideriyordu
    böylece, kendini unutuyordu
    bitmek bilmeyen savaştı, evrimin kaçınılmazı
    durmadan, savaştı
    insanlığın yenileceği
    hey insan, göz yarat, kan yarat!...
    sen daha çok eksiksin!...
    ölümü de yen kendini de yen!..
    çünkü; kendinle hala savaş halindesin sen!...
    manyak jigolo çocuğudur bütün yaşanANlar!...
    gibi.
    karmaşık hüzünlerin resmiydi bu!...
    yalnızlığımız
    en sonunda, bitecek olan hayallerimiz
    gelmeyecek, sandığımız bir şey
    kaçınılmazlık
    en sonunda, karıncalar güzel vücudumuzu yedi!...
    durun biraz canlar -canlarım!
    sonrası da yine
    bazı dinler vardı
    ölüler yakılıyordu
    yaktılar ölüleri
    yeniden cansız yaptılar yine
    yine
    ve yine
    karıncaların, boğazında kaldı her şey!
    kalmayan ne ki zaten!
    oh canıma değsin
    canlarımıza
    sadece bize göre sorgulamak dzisiydi
    -yine!
    öldük
    bir daha da dirilmedik
    dirildik
    buduzm der ki reenkarnasyon olacak yine!
    yaşam-ölüm çizgisi de yoktur bazen!
    buyrun...

    -teker teker yedi hayat bizi,

    -her yanımız kaşıntı içinde kaldı

    -biryol daha kapandı -katiller yüzünden

    -hep ölümü hissettik arkamızda
    -cehennemden korkmadık
    gönlümüz cehennem oldu
    ölü hayatta

    ölü, mahşerlerde
    binkez kez daha hayat öldürüp öldürüp dirilti
    binkez mahşerleri yaşadık biz

    cehennem nah şu gönlümüzün ortasıydı
    gönülden taralandık
    yeniden...

    hayat öldürdü
    hayat yedi bitridi

    iğreç tecavüzlerinin
    iğrenç yolculuğundadır!!!

    -bizi bitiren,yıllarca süründüren hayatın zulümüdür bunlar
    -bütün, bunlar
    -karlı -kışlı
    -ayrılıkların, sıkıntıların habercisi

    ya da hepsi birden
    -eliminden düşen tepsilerden
    -elimiz titriyordu
    tutarken
    cehennem dolu dünyada

    kaç arabanın, jontası düştü!!

    kaç telefonun jetonu!!

    düşmeyen ölmeyen ne vardı ki!!
    hiçti
    -hiçtir hayat
    hiç!!

    ya ne diye iğrençlikler var be!!
    -boğazımızdan geçmiyor yemek
    -yemek yiyoruz şurda değil mi?!
    -biz hayatı yiyeceğimize
    -hayat bizi de yaşlandırıyor
    -zaten, kimileri ölülerini gömer
    toprak ın altına

    kimileri ise yakar

    toprağa gömmeden
    biz ise her daim toprak altında
    biz ise her daim yanandır

    üstünde ölü toprağı bulunanlardanız
    üstünden binbir yangın geçmiş olanlardanız
    -zaten...

    hayatta, bir kez daha karıncalar güzel vücudumuzu yedi!!
    -boşver şu karıncaları
    -boşver şu mikropları
    -boşver şu lanetleri diyor gönül
    -gönül
    çek git
    git artık diyor
    binlerce, hainin ortasında!!!
         karıncalar adına bizi yiyenlere isyandır bu!!

    -yok edenlere...    

    1 Ağustos 2012 Çarşamba

    ucsuz bucaksızlarda son

    ucsuz bucaksızlarda son
    ucsuz bucaksılzarda asla son olmayandır
    ucsuz bucaksılzarda, yanmaktır-zulümdür hayat
    -esiriz biz çünkü
    -bazen sevmeye bile korkarız
    -de
    kendimize de itiraf edemeyiz biz
    -ucsuz bucaksız yalnzılıklaradır bu isyan!....
    -yalnızlık

    ucsuz bucaksızlarda 3

    ucsuz bucaksızlarda 3
    -ucsuz bucaksızlarda, yanıyorum
    -yanıyoruz şimdi
    -neden bu hisler ?!
    -neden, bu yangınlar?!
    -niye böyledir tüm bunlar?!
    -keşke kötü olabilsem, keşke

    -şimdi dalgaların-ortasında ölüyorum şimdi!
    -ölüyorum şimdi!

    ucsuz bucaksızlarda 2

    ucsuz bucaksızlarda 2
    -deniz gibyiz, biz dalgalı
    -içimizdir o dalgalar
    sonrası da kimisinin amacı sevmek değildir ki zaten
    -yeniden ortasından. boğmaktır öldürmektir bizi
    -sesin bile çıkmaz-dalgaların arasından
    ve yine
    her terkedilişinde, sen ya benimsin ya kara toprağın dedin
    içinden, için için kanadın çünkü
    -bırak seni sevmeyen sevmesin diyemedin
    -içinden
    -dalgalrın arasından kaybolup gittin çünkü!
    -sanki sen seni sevenlere, bazılarını sevmediğinde
    -zorba mısınız siz?!
    demeyecektin
    -içimdeki yangınlar
    işte, yanıyorum şimdi
    içimden kaçtı her şey
    -niye bu içimdeki bazı acılar
    -dağ kaçgınıyım şimdi
    yabani içinde-ölürüm kimi zaman da
    kimse anlayamaz!
    -anlayamaz işte!!

    ucsuz bucaksızlarda

    ucsuz bucaksızlarda
    -denizdir
    -denizdir, dalgalarıdır
    -içimdir
    -evet içim dalgalıdır,
    -nice yogunluklukardan sonra, acılardan acınıun seslerinden sonra sonra, içim dalgalıdır benim!
    nice kırgınlıktır, hayat
    -yenilgi
    -bazen kötü olsam diyorum -herkesin arkasından iş çeviren -herkesi üzen!
    -zaten herkesin amacı da sevmek değildi ki; sikmekti
    -ciğerine, tecavüüz etmektir
    -evet böyledir, bütün herkesin amacı da sevişmek değildir, değildir zaten
    olmadı da, tellerin ortasında tecavüz etmekti bize
    -her terkelişte -hislerim kaydı
    -elma da beni sevmek zorundadır dedim
    -ya benimsin ya kara toprağın , gibi hissetim
    -ya karşımdaki zorbalar , böyle deseydi ne derdim sen kro msun sen kimsin beni de bir şeye de zorlayamzsın derken
    -ben!
    -nedense, içimden zorba gelir kimii zaman elma yarmak isterim kafalarını da duymazlar seslerimi
    -bağırmaktan-ağlmaktan sesim kısıldı
    -keşke kötü arkalarından iş çevirseydim
    -yorgunum
    -yorgunuz
    -aşığız, en çaresiz olanından -kimi zaman
    -içimdeki acıları da, zaten kimse anlayamaz
    -birgün tuzda kalmayacak
    içimiz acıyacak
    -acıyoruz şimdi!
    gönül yogunklardır bunun adı
    -bazen intikam bile almazsın işte
    şimdi aşığız o yollara,
    ucsuz bucaksızlarda!
    biz yine biz
    -herkesin amacı da sevmek değil ki, zaten
    -ucsuz bucaksızlarda'dır!....

    29 Temmuz 2012 Pazar

    ne kadar da acayipsiniz siz de
    madem ben gibi hissemiyorsunuz bir şey yazmayınız şuralara
    madem benim sorguladıklarımı sorgulayamıyorsunuz
    -susun
    -birgün bilen birisi yazsın
    anlayan bilen
    yine
    madem, siz bilmiyorsunuz
    bilip-bilmedğiniz konularda atmaynız
    allah size de akıl vermiş ya
    bana ne gerek vardır ki?!
    yok...

    haksızlık yapılan

    haksızlık yapılan
    nice aşklar öldü bu diyarda
    -diyarda
    -diyarlarda
    kan kanseri olduk biz
    lezbiyen pornoları, izlerken öldük biz
    gay pornoları değildir!
    benim hiç param olmadı ki
    -yalnzdık
    saniyesiyle
    ağaç gibi hissetmedik biz
    kaç sevişmleredir
    -haksızlık yapılan
    hayat fahişlere acımadı
    -hayat bize acımadı
    -dahası da jigolo parçası yaptı bizi
    -yapıyorda
    -tüm erkeker de dahil
    -1,90 kuruşa kendsini satıyor
    -hayat sen zaten
    -jigolsun
    -fahişesin
    -neden bize de acımazsın
    -ey sen hayat?!
    -ğlayacağım şimdi bunları da yazarken ben
    -hayat
    -hayatımız
    -kadın demeyip erkek demeyip acımaz bize
    -ha bazıları da satılıktır o ayrı mesele!
    -işte..
    ama köle olduk
    -cariye olduk
    esir alnıdk
    biz
    -sradan gönlümüzde yaralar vardır daima'dır...

    içimden gelen sesler

    içimden gelen sesler
    içimden sesler de diyorum kimi zaman birileri
    kraliyet sofralarında vatanı satarken
    biz halk çocuğu olarak köle olarak alınıp satılıyorduk
    bir mal gibi...
    esirdik şimdi biz
    -esir
    zengin beyefendilerin yatak oyuncağı sadece
    -sevgi yoktu bunda da
    -yoktu hiçbir şey
    jigolo olarak,
    satıldık
    -bir defolun
    -şimdi!
    -kahredici hayat işte
    biz onlardan daha asildik
    bilmediler bilemediler
    -işte....

    ben lezbiyen değilim

    ben lezbiyen değilim
    ben gay değilim
    ve anlayamam onların hislerini de duygularrını da
    ama çalışırım da
    saygı da duyarım, kimi zaman
    -evet duyarım
    ya yazılarım dışlanmamk içindir
    ya da sonsuza kadar yalnız kalmak içindir
    kimse de benim sevişmelerimi anlayamaz
    benim lezbiyen sevişmleerini
    benim gay sevişmelerini
    anlayamadığım gbi
    -ya da tüm anlayamadığım hisler-duygular-düşünceler gibi...
    -gibi!..

    gerçek vatan satıldı dün


    gerçek vatan satıldı dün
    gerçek vatan yine dün, yüreğimiz dayanmadı
    dayanamadı
    biz öldük
    satılmış vatanlarda, hainlerin ortasında
    önümüze kim çıksa haindi çünkü
    bir vatanın-bir cumhuriyetin değeri de bilinmedi
    -bilinmezdi yine dün
    -kaç kez, isyan ettik biz..
    kaç gündür
    hem de kaç.
    düşamandan kaçıçışımız taktik değili vur kaç
    -bu kez gerçekten de kaçıyoruz
    kına da yakabilirler artık
    -üzüldük çünkü çok hem de çok
    ah akşamlar
    bizi de üzme
    -kaybolmuş vatanlarda...
    vatan kelimesi de öyle herkesin ağzına yakışmaz
    yakışmadı da..
    gerçek vatan için öldük biz.
    -biz
    bunların da değeri de hiç mi yok
    -olmalıdır
    antikaw militarist (atika) hünanizminden
    antikaw militarist(atika) diktaöryalalınadır!
    hem nalına hem de mıhınadır!..
    atika'yım ben!..
    hislerin, arkadaşı!!

    uncu geçti uncu 2


    uncu geçti uncu 2
    biz gerçek halk çocuklarıyız biz
    evet öyleyiz biz
    köle satılan bizleriz
    biz dedik, sizler tanrı yönettiğiniz söylüyorsunuz ama, köle ticareti yapılıyor
    olmaz böyle
    -tanrı adına yönettiğinzi söyleyip imparatoluk kurup bizi , yeniden
    -köle yapıyorsunuz, bizlere de haksızlıklar yapıyorsunuz
    hem size allah vahiy mi gönderdi de bize bunları söyleyemezsiniz
    siz allah değilsiniz
    siz tanrı değilsiniz
    biz artık köle olmak istemiyoruz
    sizler bizleri tanrı adına değil kendi rantınız uğruna kullanmak istiyorsunuz
    size tanrı böyle bir şey demedi, git bu insanları bzim adımıza yönet diye
    -demedi demiyorda
    ve biz, köle olmamak adına yeniden başka başka medeniyetler kurarken
    yine üstmüzden, geçildi
    -halk çocuklarıyız biz
    ama yine birileri köle olarak kullanmak istedi
    buğday olmayınca, un ne arar la pazarda
    -halk çocuklarıyız biz, onlara peygamber değildir
    onlar tanrı-allah hiç değildir
    bu kanlı demokrasilerde
    -biz!
    yine biz
    -hiç!..

    uncu geçti uncu

    uncu geçti uncu
    unlarının içinden, fare zehri çıktı
    uncu geçti uncu
    sonrası da kaç medeniyet daha kuracağız meçhuldür
    çünkü; alta yapısı olmadan olmazdır
    çünkü; temel olması da lazımdır
    çünkü; altı yapmazsan üste de çıkmazsındır
    çünkü; ilk yolu yapmaya başlarsan he raynı kanalizasyon kokuları alır
    her yanda pis tuvalet kokuları alır
    evlere yine su gitmez
    sular gitmez
    bize temel lazım temel
    mühendis temel
    oyun yapmayınız oyundur.
    sonra da yollar yapılır
    ışıkları konur
    sarı-kırmızı-yeşil
    yollar aydınlatır geceleyin
    ama bütün bunlara rağmen bir şeyler eksiktir zaten
    -eksik
    sonra da birileri sözde demokrasi oyunlarında, alt yapısız yollar yaptı
    -kandırdılar bizleri
    -yalan söylediler
    aslında hiçbir şey yaptıkları da yoktu
    tek dertleri ranttı
    rant!..
    -demokrasi bile yalan oluyor kimi zaman
    -faşizm doğmasın derken bizler
    birileri için demokrasi araçtır
    sözlere saklanılmış, yalanlardır
    -eğer demokrasi yönetim biçimi bile iyi değilse
    ah hayat ah!
    tek budur belki de ''yalanlar''
    -işte...

    23 Temmuz 2012 Pazartesi

    `akıl gitmeye`


    `akıl gitmeye`

    akıl gitmeye görsün
    bir daha da geri gelmez-gelemez ki zaten,
    gelemiyorda,
    -çocukların taş eğlencesi...
    bir deli
    bir virane
    sonrası da bu viran yollarda,
    her uzak yolların adamını  bulamazsın
    -bulamazsın yolları da
    -bulamazdın da
    önündeki tokayı da göremeyenler gibi
    toka takmak yerine saça
    uzak yolların yolların adamlarını da takmak gibi
    viran
    viran olmak gibi...

    birgün azrail de öldü

    birgün azrail de öldü
    görmedim senin bu mesajını saat bir elli sekizde zaten...
    evet önceden başka sözlükte de yazdığım yine değişimi öldürmek için sor zaten...
    zaten birgün azrail de ölür onu yaratan tarafından
    birgün azrail de öldürüldü
    bizler tarafından
    azrail hep aklımzdaydı ki zaten
    zaten birgün kendi katilimizi, azrailimizi bulup kendimiz öldüreceğiz
    biz..
    değişim öldü
    yalnız daha azrail öldürülmedi,
    birgün azraili de öldüreceğiz biz
    zaman azraili yenme zamanıdır
    bize azraile yenilirsin diyenler utanacak
    utanacaklar her zaman
    azrailin boğazını sıkmazsak namertiz biz!!
    tükürdüğümüze yalamayacağız biz!!
    birgün azrail de öldürlür
    tanrı...
    azraile isyAndır bu!!
    birgün azrail de öldürüldü!!
    tanrı...
    azrailin beni öldürmeyin diye bakışı vardı
    sanki hep bizi bizden alan yaramaz kendisi de değildi
    ah!!
    allah..
    birgün azrail de ölür
    biz öldük azrail de ölsün
    allah..
    cenazesi kaldrırılan azraillere...
    bana bir şiir yazabilirsin mısralarında!!
    yer ayırt bana özel olayım sana!!
    özeldir bazen duygular şiirler
    -duygu kırıntılarımız!! saat
    her saat!!!
    uludağ sözlük yazarı ''imtrak'' rumuzuna armağınım olan eserdir
    yine uludağ sözlük yazarı olan antikaw militarist'ten antikaw kim yani atika.

    21 Temmuz 2012 Cumartesi

    içimden sesleri keman sesleri 2

    içimden sesleri keman sesleri 2

    içimdeki keman sesleri yine susmadı
    -konuştu
    bugün yağmur yadı, sesler aktı
    içimdeki keman sesleri, gerçeğe dönüştü!
    evet gerçeğe
    sonrası da, rüzgarlar esti içim gibi
    zaten içimdeki, keman seleri de hiç susmaz!!
    gökyüzünden gelen yağmular, benim gözyaşlarım gibiydi
    bu kez, gerçekten yağmur vardı burda!!
    evet burda!!
    gökyüzüne bakıp, sen ben senin ağlarım diyesim diyesim geldi
    -ah içim ah
    yağmur yağıyor diye açık penceren bağırdım bir iki
    sonrası da sustum
    rüzgar esti , içim gibi
    içimden yağmurlara!!
    çamurlaradır bu isyan
    içimdeki yağmurlara belki
    -belki!!!
    içimden gelen yağmurlar, gerçeğe dönüştü bu kez!!

    içimden gelen keman sesleri

    içimden gelen keman sesleri

    şimdi...
    şimdi, içimde kemanlar sesler!!
    şimdi yağmur yağar, dışarda şarıl şarıl
    aynı keman sesleri gibi
    şimdi içimde, keman'ın güzelliği dolaşır
    dolaşır,
    şimdi her gün..
    çal içim çal
    susmasın içimdeki notalar
    susmasın hiç bir saniye
    susma
    pusma
    aslında yalan söyledim küçük bir çocuk gibi,
    dışarda yağmurda yağmur yağmıyor
    sadece içimde yağıyor
    anlıyor musunuz içimde
    -anlayınız içimden dışarıya çıkan,
    soğuk rüzgarları
    çal içim çal içimdeki kemanları
    seni susturanlar utansın,
    utansınlar her zaman..
    ey içim susma, susma!!!

    büyük üstatlar perde kapanmasın

    hey şiir emekçileri, gittiniz de gelmediniz siz uzun yollardan
    yine siz
    keşke, olsaydınız yine siz
    yine siz!
    ama yoksunuz olamadınız siz
    olmadınız ah attila ilhan, an gelir'i içimize işleyip gittin sen!
    gittin üstat gittin!
    kan tutar tan ölür
    şataraban ölür

    la ilahe illallah
    kanuni sultan süleyman ölür
    şarabın gazabından kork çünkü fena kırmızıdır
    an gelir attila ilhan ölür
    sonra da derim ki keşke, ölmseymiş ah keşke
    ah büyük üstatlar gittiniz
    işte!...
    sen de gittin nazım sen de gittin
    satıldık kuvayi milliye şehitleri dedin
    siz toprak altındayken biz derin uykulardayız dedin
    vur türk milleri vur dedin gittin
    gittin işte
    kuvayi millye destanını geri gelemediğin için yazamıyoruz hep
    birlikte!
    yazdın kalbimize bir mühür gittin taa derine
    gittiniz ta derine
    aşık mahsuni şerif aralar beni dedin evet arıyoruz seni tarıyoruz sen de yoksun
    sen de yazdın çizdin sarı saçlım'a yazı sarı saçlım mavi gözlüm kadar seni de arıyoruz yoksun
    yoksun evet
    yoksunuz
    -yaktınız gitiniz evet!!
    yanıyoruz yanıyorum evet
    üstatlarım ah üstatlarım!!

    nerdesiniz liderim
    mustafa kemal
    eserleriniz hep okuyacağız evet!!
    kemal sunallar-ekrem boralar ve daha niceleri evet!...
    -perde kapanmayacak!

    öğreteğim üstat

    öğreteğim üstat
    öğreteğim işte
    sonrası da işte, öyle büyük atacağım ki zarları dünyaya dünyayı yeneceğim
    dünyanın zarını yenemedik biz!
    hayat daha büyük ölü vücudumuza her şeyi!
    bir tek taşımız bile kalmadı bizim
    hayat ne var yoksa aldı bizden
    yenildik!
    hayat verdi tavlayı kolumuza öğren de gel dedi beni!!
    ah hayat
    sen bize daha büyük atıyorsun her şeyi!...
    (tavla)

    ata ya kurban ol

    bugün tüm ahlakları düşündüm ve de tüm ahlaksızlıkları
    ve de eğer ezan okunurken tecavüzler yaşanıyorsa
    tüm ahlaklar veya dinler işe yaramamış demektir işte
    ve bugün din veya dinleri yaktım
    yine eazanlar okunurken katilin birisi geldi
    adamı vurdu yine-gene
    ve sen ki ata'ya kurban ol!

    bir atam var ki dillere destandır destan
    türk kadının yerlerde sürünmesini engelledi atam!
    keramati kara çaşaflarda arayanlara iyi bir ders verdi atam
    sarıkta da yoktu bir hayır atam!!
    ne adı vardır sakarya'nın
    vatanın miletin sakarya'nın
    ne güzel kazanıldı vatan!
    sonrasıı vatandı bizi var eden
    yurtta barış dünyada barış der atam!!

    senki arapçı sistemi sokar durursun işte!!
    gerek yoktur bunlara
    zaten demişim, hayvanlar bizden daha uygar olsun
    çıplaklık baki kalsın!!
    bizim sistemimiz de bu değildir
    işte!1
    işte onun adı nu sanatıdır bilemezsin sen!
    bizim sistemimiz avrupaya bile benzemez
    ama şu var ki
    kadın soğan mdır ki soyalımdır!
    sen kendini soğan olarak görüyorsan başkadır!
    sen kadar mutfaktaki bulaşıklarını yıkamayanda yoktur!
         zaten bilgisayarımın önünde tuz var bdrrslsyyf 
    istiyorsan senin üstüne de dökebilirim her daim
    sonra da sen kokmazsın gülüm!
    ay canım *
    zaten, silmeyeceğim ki hiçbir yazımı kalsın diyorum öylecene
    -zaten yazılarımı ben silmedim moderatör sildi hep
    -zaten bekliyorum daima hep
    gelmeyen şarkıları ben!!
    şarkıymış içimde unutulan!!
    şarkıymış yakılan yıkılan birgün değil
    -her gün
    zaten bekledim, gelmeyen anıları
    ve benki; platonik ya da karşılıksız sevdaların kişsiydim işte
    yollar dardı bir gün değil her gün!!
    her gün!
    sonrası elimi yüzüme dayayıp ölü kuşlar gibi düşünmek kaldı bana!!
    -zaten herkesin aşk yaşamı sevgisi sevgiyi ifade ediş biçimi farklı bazen birbirimizin acılarını, zorluklarını anlayabileceğimizi sanmıyorum anlayabilceğimizi sansak da
    herkesin fantezileri farklı işte...
    ve yine işte!...
    hiçbir zaman çalıntı şiir yazmadım
    çalıntıı şiir demek, bir nevi hırsızlıktır
    biz hırsız değiliz olmaık
    asla da olmayız biz
    şaşırmanıza gerek yoktur
    işte!..



    attila ilhan severim
    takıntılı gibi, zaten aynı müziklere aynı şiire takarım kimi kimi zaman
    aynı notaların üstünden geçerim
    ve de an gelir'i okuduktan sonra
    keşke, attila üstat ölmeseymiş derim ah keşke
    -yaşasaymış!!
    ağlarım işte kimi zaman ağlar!!
    gözlerimden yağmurlar yağar!
    sonrası da yazılar emektir emeğe de saygı lazımdır
    -tüm düşüncelere de
    -üstatlarım!

    baz üstatların, ölümü erkendir
    bazı şairlerin ölümleri erkendir
    bazı liderlerin ölümü erkendir
    hele bazı şairlerin ölümü erkendir
    onlar düşüncelerini toprağa gömmeden iyiki kağıtlara geçirip gitmişlerdir
    yoksa duygulanıp okuyamazdık biz
    ah keşke buralarda bizi yalnız başıma koyup ölüme gitmeselermiş!!
    ah keşke!
    üstatlarım çıkın mezarın altından yeniden yazın bize şiir!!
    yazın işte okuyalım
    maalesef bu mümkün değil!!
    yalnız toprak aldı onları da bizden
    -arıyoruz şimdi
    bulmak ne mümkün?!
    öldüler
    şimdi çaresisiz buralarda biz!!


    duygular feslefemdir
    şiirler savaşım!
    şiirler kavgamdır
    şiirleri ciddiye alırım
    bilinçaltının derinliklerini oluşturur
    çünkü gerçek-saf hislerin
    -eseridir!!
    -çıkartma yapmak lazımdır çıkartma!!

    zaten, savaşları çocuk oyunu sanmayız biz
    yoksa atamız gibi, yurtta barış dünya barış deriz biz!
    zaten, düşüncelerle veririrz savaşı biz!!
    biz gerçek yolcuyuzdur!
    çocuk oyun değildir ancak
    bazı büyüklerin aklında çocuklukları kalmışsa kimbilebilirdir
    -kim?!...

    ne olmuş burda ben mutfakta, iki üç bulaşığı yıkarken
    yine yaızlmış sus mus diye
    şu varki susmayacağım
    bağııracağım yine
    avazım çıkncaya kadar!
    yurtta bağır
    dünyada bağır
    yurtta bağır dünyada bağır
    bağıracağım yine!!
    çünkü, bulaşıkları sen yaptın
    çünkü; bulaşık sırası sendeydi yıkamadın!!
    yıkamaya kalkıştığında, kırdın!
    seninle düzen müzen kurulmaz kurulmaz hiçbir zaman!
    kırdın evi parkı
    orta yerinden, sen!!

    ben okey bilmem tavla bilrim
    tavla oynayalım üstat
    ya da sen bana öğret okey
    pokey!
    ayran severim
    elimde varmış kola, kola içiyorum!
    zıvanadan çıkıyorum!
    nereden hey!
    işte böyle!...


    ey hayat!

    ey hayat!
    efendim de lüften
    -efendim?!
    bana ayrılıkları hüzünleri yaşatma lütfen
    yine yaşatma, yoksa kendi katilim olacağım ya da karşımdakinin
    ben bunu biliyorum işte
    ey hayat benim için hayat zordur!!
    ve de ya karşımdakini öldürmek isteyeceğim ödlüremeyceğim
    ya da kendimi öldürmek isteyeceğim öldüremeyeceğim!
    -sonrası da sürüneceğim işte!!
    yine
    tüm ayrılıklarda yine aynı hırs çökecek üstüme üstümüze!!
    ve hayat zaten karakolluktur daima!!
    ey seninle hayat ilerlemek istemiyorum kimi zaman evet kimi zaman
    çünkü her şey talan olacak gibi zaman
    sanki birisi gelip göğsümü kesecek gibi gelir
    saçlarımdaki bitleri bile toparlayamayacağız
    toparlayamağım gibi
    sanki...
    ölüyorum ben
    ölüyorsunuz
    sizler!!

    ya hayat
    işte seninle yalı ylu
    konuşuyorum duyuyor musun
    senin yollarında giderken ayaklarıma otlar battı
    kimi zaman
    üzüldüm, üzüldüm
    bana ayrılıkları bana acıları yaşattın!
    ve derin izler kaldı yüreğimde!!
    ne olurdu tüm bu hüzünler
    -hüzünler
    olmasaydı?!
    -ah keşke!!
    kanım yanıyor şimdi!!
    -bazen iyi değil kötüyüm
    kötü!!
    sana karşı isyanım var
    isyan!

    yıkılmış dağıtılmış evler vardır

    yıkılmış dağıtılmış evler vardır
    dağıtılmıştır, dağılmışızdır
    her gün her saniyedir
    ve de yıkılmış evlerin hissayatları vardır
    -deprem gibi!!
    bazen kendini viranelerde bulursun
    ve de sakin olmak yoktur,
    kimi zaman !!
    yıkılmış viranaler işte!!
    kimi zaman prefabrik bile bile bulamazsın
    hatta çadır bile!!
    eğer çadırlarda yaşayacaksak
    -daha fazla viran olmasın hayat!!
    -zaten viranız, şu dünyada!!
    -yıkılmış ocaklar olmasın!!
    işte, bu da bir temennidir
    yıkılmış ocaklara, karşıyızdır!!
    karşı!!

    şiir yazmak özgürlüktür

    şiir yazmak özgürlüğümüzdür ve şiir yazmamıza karışıyorlar alçak insanlar alçaklara kar yağdıranlar işte
    ama biz de bu düşüncelerden bütün bu yazılardan vageçmeyeceğizdir
    çünkü; hiçbir yazımız yazdığımız olaylar hiç yere değildir olmayacaktırda ve de benim gerçekten hayat beterdir bazen cinayetlerin olduğu cehennemin olduğudur, işte şu hayatta cenneti de cehennemi de yaşıyoruz her zaman
    ve dediğim gibi yazı yazmak ibadetimdir
    evet her yan töre cinayetidir
    bir tek doğuda değil değildir benim için!!
    bazen ne yaparsak kendimize yapıyoruz zaten
    ama şu var ki buradaki alçaklara alçak dağlara kar yağdıran bazı komünist faşistlerbile bizim yazdıklarımzıdan dolayı buralrdan gidecekler-miş(!)
    istedikleri, yere gidebiler
    evet kendimize ederiz ne yapıyorsak zaten
    her yanda yoksa zaten hastahanelerin pisikayatır bölümleri dolu olmazdı zaten!!
    ve vatanı ve güzel vatanı bir tek terör değil depremler de alıyor götüyor
    acı çekiyoruz aslında
    acı!!
    ey alçaklara kar yağdıranlar duyuyor musunuz sesimi-sesimiz?!
    evet şu anda duymaz onlar duymadıılar da
    tek bildikleri şey' bugünlerde 'antikaw militarist yazı yazmasın şiir söylemesin sussun'
    işte fikir söylemek bile suç olmuş buralarda
    -sözde boş eleştirler dişe tırnağa dokunmayan
    -sanki her şeyi bir tek kendileri bilir!!
    sonrası evet her yanda kendimiz ediyoruz!!
    -mahpus , hayatta ''kendine iyi bak'' sözünün değerini bilmiyoruz sevgili dostun-sevgili dostların zaten

    zaten, her yan demir parmaklıktır
    birçok cinayet doludur şuralar, içinde ben acı çekiyorum ağlıyorum
    tek yaptığım şey duygu sömürüsünden kaçmak zaten
    hiçbir zaman duygu sömürsü yapmadığım için sanıyorum bütün bunlar denildi fikirlerimize karşı!!
    bıraksınlar istekdileri yeri-nereden dönerse dönsün
    -ciddiyim yazacağım!
    zaten kafa ağırıdır her şey!

    sanki kendi yazdıkları çoookkk dolu da!!
    anlayan beri gelsin!!

    -zaten dünya hapisanedir içindeki mahkumlar biziz!!
    tüm bunlardan dolayı
    sevgili yari ilk önce beynimizde hayal ederiz sonrası da, hayallari gerçekleştirmek için harakete geçeriz sonrası da içimizde ölür sevgi gider ya da gerçekten ölür nice gençler zaten mezarın içindedir
    dediğim sadece o anların sevgili yarin kıymetini bilelim yalan talan olmasın her şey
    -olmasın diye!

    --spoiler--
    yalandır hayat
    talandır başağrısı
    yine gene-gene yine
    of hayat of
    spermden başlayarak rahim çukruna
    oradan ise hayat çukuruna hayat çamuruna düşmüşüz işte!
    uğursuzluklar gelir başına
    bilemezsin!
    --spoiler--

    ben bunları düşünürüm yazarım yazmakta şu değildir herkes kadar
    -sanki siz her şeyi çok düzgün yapıyorsunuz da sonra sözlük ü bırakıyorsunuz !!!

    talansınız oğlum sizde!!!
    içinizde kusmanın izlerii var belli!!

    erkek bacakları

    kadın bacakları
    her kadinin bastigi yerde sanki kalbim var
    kalbim ki vahsi bir zevk alir ezilisinden.
    bir kadinin icinden aglayisi, gülüsü,
    gözlerinden ziyade bacaklarina yakin.
    bir lisandir onlarin, durusu, bükülüsü,
    kadinlar! onlar varken konusmayiniz sakin.
    ince sütunlardaki ilahi güzellige
    bacaklarin ruhudur sekil veren diyorum.
    bacaklari bir kalin örtüde sakli diye
    mermerde kalbi carpan venüs'ü sevmiyorum.
    ömrümüzün gectigi yolda, bana sorsalar
    gidiyorum bir kadin bacaginin pesinden.
    boynuma doladigim güzel putu görseler.
    insanlar ögrenirdi neye tapacagini.
    kör olsam da acilir gözüm, ona sürseler
    isa'nin eli diye bir kadin bacagini.
    necip fazıl denilmiş işte biz de erkek bacakları diye yazarız tam olur

    erkek bacakları
    her erkeğin bastığı yer de sanki kalbim var
    kalbim vahşi zevk alır ezilişinden
    erkeğin ağlayışı gülüşü
    gözlerinden ziyade bacaklarına yakın
    bir kıllıdır onların ezilişi büzülüşü *
    erkekler !onlara şiir okuyunuz erkek bacakları *
    yakışıklıdırlar, taş gibdirler *
    bacakları kıllıdır şekil veren diyorum volkan gibi
    bacakları, orman gibi püfür püfür diye
    tahtada kalbi çapran plüton'u seviyom *
    gidiyom ula bir erkek bacanın pşünden
    yaladığım kıllı sarmağı bi gmrseler
    insan örenidri neye sarılacağını
    sakat olsam bacak açuluvarur

    musa'nın bacağunu *
    dipnot, göxel oldu yahşi!!

    atika kısakürek

    ve hayat acı bize

    bazen o anıların değerini
    bazense değerimizi bilmeyiz biz
    sevgili yarin de değerini bilmeyiz biz...
    iyi o zaman deriz biz de yıkılsın her şey
    yıkılsın hayat
    yansın gözlerin!!
    yana yana11

    ey sevgili yar
    biliyor musun herkes bizim
    ey sevgili yarimiz olmuyormuş!
    bazıları da bizi hep bekletiyormuş
    sonrası da bir sevgili yar kolumuzdan tutup banklarda saatce öpüyormuş
    başımza ateş geçercesine
    kimseye aldırmadan
    ey sevgili yar!!
    ey yakışıklım
    bir perde misali asılıyız biz birbirimize!!!

    ey sevgili yoktur kimi zaman yanımızda ve kendi kendimizi tatmin ederiz kimi zaman
    tuvalet köşelerinde
    banyo köşelerinde
    evet kendi kendimizi sikeriz kimi zaman işte!!
    bir ayakta kalma savaşımdır bu!!
    bunun adı da mastırbasyon(masturbayon) 31 çekmektir işte!...
    yalnız kaldık ey sevgili yar yok işte!!
    yaklaşmayınız yanıyoruzdur!!!

    hey dostum yoksa kendimi sikerim-miş(!)
    zaten sikiyorsun
    zaten bazen kendi kendine ediyorsun
    zaten kendi cezalandırırsın şu hayatta

    ve kimseyi hiçbir konuda tatmin edemezsin çalılıkların ardından!

    ve de susuz yazdır bu işte

    sonrası kaçınız, biz bazı yazılardayken hangi porno sitelerini taradınız-aradınız kim bilir?!
    hangi yerlerinize dokunarak kendiniz tatmine koyuldunuz kim bilir?!
    en sonunda kendi kendine cinselliğe geçeceksin işte!

    daha fazlada söze de ihtiyaç yok işte
    yine!!
    işte budur!!
    masaldır anılarımız
    anılar...
    ve hayat acı bize

    kendi kendimizi tatmine koyulduk
    zaten ve de delinin penisiyle oynadığı gibi biz de
    delirip oynuyoruz penisimizle her gün işte!!
    sonrası da bu da doğal oluyor işte
    ya da anlayış farkı
    bizi de öldürdü hayat!!
    sonrası da
    tuzda kalmadı kalmayacak
    birgün tuzda kalmayacak!!

    herkes

    herkes de, bütün bu yazıları sen mi yazıyorsun diye soruyor evet ben yazıyorum hem de her gün!!
    -evet kendi aklımdan!!!

    eğer alıntıysa belirtiyorum zaten!!!
    hayat öğretiyor bütün bunları, bize...

    ey aşkım
    hayat hep koşuşturmaca işte..
    bize de hep koşuşturmaca diye yazmak düşüyor
    işte...
    ey aşkım cananım!!

    hayatın ihanetleridir bu

    aslında hayat bize karşı gaflet dalalet hatta hıyanet içindedir
    biilfiil kendimizi savunmak zorunda kalırız!
    saçlarımızı, söker her şey!
    her şeyden kasıt hayatın ta kendisidir!
    ellerimizde, bir avuç saç kaldı işte!...

    kendine iyi bak sözünün derinlikleri


    kendine iyi bak sözünün derinlikleri

    kendine iyi bak sözünün derinliklerdir
    çünkü; bazen kendimize iyi bakmayız bizi
    çünkü; başka kişileri tanımaya çalışırken yoruluruz
    ince belli bardak misali kıırılırz, bedenlerimiz!
    yorgun düşeriz
    bazen kendimize gaflet dalalet hatta hıyanet içindeyizdir!
    bitap düşeriz biilfiil!
    sonrası tırnaklarımız sökülür!
    sevgili dostun ''kendine iyi bak demesi'' ne kadar da değerliymiş
    -bilmemezsin sen
    -işte!!
    çünkü; hayat bizi de arabesk yavşak yaptı
    millete bakma kendine bakma!
    sonrası, sitemkar oluruz çeşmenin suyundan!
    ve bazen ''kendimize iyi bakmayız'' bizi!
    ve güven arayışları boşunadır!

    -kendimize bakamadıktan sonra!!!

    uzun zaman beklemek

    bazen uzun zaman beklediklerin karşına yine çok uzun zaman sonra çıkar ve sen üzülürsün

    üzüntüler adın olmuştur, gözyaşlarını akıtırsın susuz çöllerdesindir
    her günün böyledir
    geçmişi unutalım der
    sen ise unutmayalım ben geçmişin insanıyım dersin
    gölgeler hüzünler bırakmaz peşini
    bırakmıyor hiçbir zaman
    her şey bir anda kararır şimdi olduğu gibi
    bazen hiç kimseyle uğraşacak taketin kalmaz
    niye böyleyim niye böylesiniz
    üstümden üstünüzden sanki kaynar suyu döktüler
    bu yılların ardından
    ardı sıra dağlar gibi yanıyorum şimdi!
    yanıyoruz şimdi!!

    bir kez daha helalsizler bulsun yollarınızı

    bir kez daha helalsizler bulsun yollarınızı
    helalsizler bulsun yollarınızı, hep bulsun işin içinden çıkmayaınız

    sonrası, bu yollarda, kaybolunuz...

    sonrası, karşınıza hep kürtaj proplemlerini yaşamış kişiler çıksın

    yine, saçlarınız bitlensin!!

    ölün şu yabani, yollarda

    ölüm, sizin yemeğiniz tuzunuz olsun

    sonrası, yine helalsizlerle dolun taşın

    bir gece de, saçlarınız ağarsın

    iyi sandıklarınız hep kötü çıksın

    kötülükleri hakkettiniz çünkü!!!

    yıldızlarınız, kaysın

    eğer aşk varsan bırakma bizi

    eğer aşk varsan bırakma bizi
    sonrası aşığım aşığız o yollara

    aşığız mutluyuz işte!
    her gün böyle olsun diyorum
    -diyoruz
    eğer aşk varsan bırakma bizi!
    çünkü; mutluluk öldü
    çünkü ;acı ölmesindi
    çünkü; her aşk
    bir bekleyiş
    bir sorun
    bir umut
    bir umutuszluktur
    değil midir?!
    -evet!
    bizim bekleyişlerimzidir bu!
    ibret al dünya şiir yazıyorum!
    bağır aşka aşkımıza
    -bağır!

    yok olmasın vatan

    yok olmasın vatan
    yalandı yıllar her şey
    çünkü; o çocuklara tecavüz edildi
    yarınları kalmadı
    zehirli yollardan geçtiler!
    onların hayatlarına mermi yağdırdılar
    yolları bile yoktu!
    binlerce umutsuz!
    hayat karanlıktı belki de!
    biz bu hayatta niye kalalım ki?!
    binlerce ölümün olduğu!

    bir vatan savunmasıydı
    bir hüzünlü vedaydı
    bir vatanı kahrediyordu
    kalmasın diye uğraşıyorlardı
    'yaya daha kötüydü hatta'

    yıllar yok oldu gitti!

    akşam öldü hatta

    kalmadı!

    akşamlar olmadı!

    yok oldu ay-yıldız

    yıkıldı türklerin kardeşliği

    kalmadı!

    ''bir yoldu bu bizi bizden alan
    bizi koparan, aşkı yok eden
    belkide hüzün yuvası

    belki de değildi''

    yeniden bunu belletmek lazımdı
    yine gereken buydu
    kimse de bilmezdi!1

    zehirli sarmaşık

    zehirli sarmaşık
    bazen sarar ömrünü zehirli sarmaşıklar
    sonrası, sevdiğini tanrı alır
    öldürür!
    sevdiği ölüm alır
    anlayamazsın!
    ve de yanarsın!
    çünkü o vücud tanrınınmış bir şey diyemezsin!
    ellerin vajinanda kalırsın!
    yalandı hayat
    bilemezsin!
    sonrası da kaçarsın
    durmadan
    ve bazen karamsar bazende
    değilsindir!
    içeriye girmek lazımdır içeriye dışarılar dar gelir sana

    canımsın
    cananımsın
    işte bilemezsin
    bilemezsin sen

    nasıl da vız gelir hayat
    nasıl da yaşarsın tüm acıları
    ellerin böğründe kalır bilemezsin sen
    her gün her saniyedir
    bütün bu olanlar
    yanarda kayarsın sen!!
    bilemezsinsen!!

    hayat beterdir bazen

    hayat beterdir bazen
    sesin kesilir
    her şey yanlış olur
    yollarını şaşırmış olursun
    sonrası ise
    bedevi çöllerinden
    buzul dünyaya atlarsın
    kaçıracaklar vardır seni
    yıkarsın kanını canını
    ağlarsın işte
    yalandır bazen her şey
    yine
    yıkıyorum yine kanımı canımı
    canımı kaçırdılar
    kanımı kaçırdılar
    gasp ettiler gönlümü

    gönlümüzü!!!

    yalandır hayat
    talandır başağrısı
    yine gene-gene yine
    of hayat of
    spermden başlayarak rahim çukruna
    oradan ise hayat çukuruna hayat çamuruna düşmüşüz işte!
    uğursuzluklar gelir başına
    bilemezsin!

    bugün beynimin elektrikleri söndü format atmak lazımdır yine
    bir leylayım işte
    işte yağmur yerine kezzap yağmurları yağdı bulutlarımdan
    yandım yine gece her gece
    yanıyorum ben her gün her gün her gece
    yanıyoruz işte yine
    ben ölüyorum...
    herkes sesimizi duymaz
    yine yine yine
    doğsakta doğmasakta gelmişiz işte zorlu dünyaya aksilikler bizi bulur
    dom dom kurşunları senin kalbini yakar
    yine yeniden
    sen ölürsün kuyuya düşersin kaldıracak yoktur kimsedir
    kimseden fayda yoktur bazen
    bazen gönül muhabbeti istersin
    ve bir erkeğin gülüşünü de bulamazsın
    kezzap yağmurları yağma artık!
    yağma her gece
    her gündüz gündüz gece
    kaçıracaklar vardır evet
    kaçırdılar tecavüz ettiler
    saçlarımıza benzin döküp yaktılar!
    oralarda aşk kalmadı
    kalmadı işte yine
    her gece...
    mahpus dünya
    mahpus hayat
    nefessiz şu dünyada
    nefessiz
    kendi kendime hüzünlendim yine yine
    yeniden
    ben!
    içim yandı
    yüreğimin içine bomba koydular
    yine düşünceler beni sardı!!!